Ölüm Var Yâ Ömer
Yazar: Dr. Hakan KAYA   |    Yayın Tarihi: 13 Mart 2015   |    1810 Kişi tarafından görüntülendi.

Öyle bir hayatı yaşıyoruz ki; binaları yüksek hayalleri dört duvarda saklı ve şu küçücük dünyanın sonu hiç gelmeyecek gibi yalancı hayatları.

 

Birileri bazen haykırıyor bize nereye bu gidiş bu kavga nereye. Bir bak geçmişine binlerce yıl önceye değil birkaç yıl önceye kendi hayatına bak. Nerede sevdiklerin o hiç gitmeyecek dediğin insanlar. Bak hepsi toprağın altında. Ne götürdüler neler aldılar bu dünyadan. O boğazlarımızı sıktığımız, öldüresiye savaş verdiğimiz maddeden servetlerimizden neler götürdüler. Oysaki bir sonsuz hayat var sonrasında.

 

Doymak bilmez iştahımızla saldırıyoruz dünyanın nimetlerine ve paylaşamıyoruz şu kısacık hayatımızı. Oysaki bir tebessüm yada bir selam neleri değiştirmezki.

 

Kalplerimiz taşlaşmış yüzümüzde çıkar maskeleri hem kendi hayatımızı hemde herkesi kandırıyoruz. İnsanlığımızı azaltırken 'cüzdanlarla vicdanlarımızın mesafesi kısalmış' habire oynuyoruz sahte oyunları.

 

Sanırım bir şok dalgasına ihtiyacımız var. Ahir zaman denilen bu zamanda ne sahte inançlarımız nede paralarımız bizi kurtaracak. Oysaki O RAHMETİ SONSUZUN imkanlarından insanca faydalansak ve de her gün birileri bize hatırlatsa 'ÖLÜM VAR' diye haykırsa her sabah.

 

Gönlümüze sevgi tohumları eksek ve her akşam hesabını yapsak bugün neler yaptım kimleri kırdım kimin hakkını yedim diye. Acaba uyuyabilir miyiz yataklarımızda.

 

Bıraksak bir kenara kısır siyasi kavgaları İNSAN olabilsek ve de bir günlüğüne hepimiz kendimizi ahlak ve merhamet sınavından geçirsek ; ne kaybederiz ki...

 

İdeallerimizi dinimizi ülkemizi herşeyimizi çıkarlarımız için kullanmaktan vazgeçsek. Sevgiyi kardeşliği paylaşsak .

 

 Oysaki KUDRETİ SONSUZ olan ALLAH (c.c) bize buyurmuyor mu ;

 

Biz; yeri, göğü ve ikisinin arasındaki şeyleri, oyun (eğlence) olsun diye yaratmadık. Eğer Biz, eğlence edinmek isteseydik, (bunu) yapacak olsaydık mutlaka onu, Kendi katımızdan edinirdik. (Enbiya 16-17)

 

Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şer fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.  (Enbiya 35)


Mallarınız ve canlarınız hususunda siz mutlaka imtihan olunacaksınız. Sizden önce kitap verilenlerden ve şirk koşanlardan elbette birçok incitici (sözler) duyacaksınız. Eğer siz sabrederseniz ve takva sahibi olursanız, ki bu muhakkak, işlerin “âzim” olanlarındandır.(Al-i İmran 186)


Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah'ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın. (FATIR/5)


Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma. (KEHF/28)


Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin" denenleri görmedin mi? Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar ve: "Rabbimiz, ne diye savaşı üzerimize yazdın, bizi yakın bir zamana ertelemeli değil miydin?" dediler. De ki: "Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz 'bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar' bile haksızlığa uğratılmayacaksınız." (Nisa Suresi, 77)


Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (Ali İmran Suresi, 185)

 

Nerede Bulamadım! 02.11.1992



Taşlar var, dikenler var bu yolda

Sabreden dervişler nerede şimdi?

Yükler ağır, omuzlar zayıf insanlarda

Dağları delen Ferhatlar nerede şimdi?

 

Uzunmuş aydınlığın yolu, çok uzun

Karlı dağlar var önünde yazın

Gözler sisli, kapıları kapalı umudun

Duvarları yıkacak gönüller nerede şimdi?

 

Çöplük olmuş, kokuşmuş hayatlar

Gönül gözü kör, sağır olmuş kulaklar

Evreni kaplamış medet diyen haykırışlar

İnsanlık için mecnun olacaklar nerede şimdi?

 

Aşk demişler şehvetin adına

Doyamamışlar hırsızlığın tadına

İşlenen günahlar medeniyet adına

Çilekeş aşıklar nerede şimdi?

 

Biz değil ben demişler yıllar boyu

Ruhlar küçülmüş, hayvanlık diz boyu

Kazmışlar bilmeden leşlerine kuyu

Çare bulacak lokman hekimler nerede şimdi?



PAYLAŞ