Çocuklarımız Hangi Kitapları Okuyor?
Yazar: Prof. Dr. Rıdvan CANIM   |    Yayın Tarihi: 14 Mart 2015   |    1122 Kişi tarafından görüntülendi.

Tabii şimdi böyle bir başlığı okuyan birçok anne ve babanın dudak bükerek; "Canım, ne olacak sanki, hangi kitabı okursa okusun, önemli mi sanki, oyalanacak bir şey bulsun da..!" deyişlerini duyar gibi oluyorum. Evet, bırakalım çocuklar ne isterse okusunlar, okumanın toplum olarak unutulduğu, dışlandığı, giderek anlamsız bulunduğu böyle bir zamanda yeter ki okusunlar mı, sizce de..? Zaman zaman anne-babaların, çocuklarının "bir yığın gereksiz şey" okuduğundan yakındıklarına tanık olmuşuzdur. Ve doğal olarak anne-babalar, çocuklarından çok daha gerekli, faydalı ve onları hayata hazırlayacak şeyler okumalarını isterler ve beklerler. Evet, ne olursa olsun, her şeye rağmen çocuk eğer bir şeyler okuyorsa, okuduklarını değiştirmek için çok da fazla üzerine gidilmemeli belki.. Zira tepki olarak onların büsbütün okumayı terk etmelerine sebep bile olabilir bu yasaklama..! O anda okuduğu şeyler onun psikolojik durumuyla ilgili de olabilir pekâlâ.. Zamanla çok daha iyisine ve faydalısına yönelme, elbette beğenilerinin de gelişmesiyle mümkün olacaktır.


Çocuklarımızın nasıl dengeli bir beslenme düzenine ihtiyaçları varsa, aynı şekilde dengeli okuma programlarına da gereksinimleri vardır. Yaş durumlarına göre çocuklarımıza masallar, hikâyeler ve hayatın gerçeklerinden alınmış olayları anlatan kitaplar okuyalım veya okutalım.. Ne var ki, sadece gerçekleri okuyup dinlemeleri, onların hayâl dünyalarını kısırlaştıracağı gibi, sadece masal ve hikâyelerden oluşan bir okuma programı da çocuklarımızın ayaklarını yerden keser ve onları yaşanan hayattan habersiz bırakır.. Bu dengeyi hiç olmazsa bir zaman için anne baba kurmalı ve çocuğun okuyacağı kitapları seçme konusunda biraz ilgi göstermeli, kendisi bu seçimi yapamıyorsa, çevresinde bu işi bildiğine inandığı insanlardan yardım istemelidir. Zira hayata insan yetiştirmek kolay iş değildir. "Saldım çayıra Mevlâm kayıra!" mantığı ise bizim hiçbirimize yakışan bir davranış biçimi olamaz, hele çocuklarımıza karşı en büyük haksızlık ve sorumsuzluk olur.


Bir defa, çocuğunuzun kitaba değer veren bir insan olmasını istiyorsanız, küçük yaşlardan itibaren onun kendi kitaplarının olmasını sağlayınız. Çocuk bunları defalarca karıştırmalı, kendisi ile bu kitaplar arasında bir ilişki kurmalıdır. Zamanımızda televizyon gibi, yetişkinler kadar çocukların da en değerli zamanlarını çalan bir nesnenin bulunması, okuma isteğini en aza indirebileceği için çocuklara kitap sevgisini aşılama konusunda anne ve babaların olduğundan çok daha fazla gayretli olmaları gerekir. Hemen belirtelim ki çocuk için kitap seçerken, sizi en yanıltmayacak ölçü, kitabı önce sizin beğenmeniz olacaktır. Kitap size bir şey söylüyorsa, genel olarak çocuğunuza da bir şey söyleyecektir. Ancak bundan şu çıkarılmamalı tabii : Kitap sizin ilginizi çektiyse, çocuğunuzun da ilgisini çekecektir. Bunu söylemek yanlış olur. Özellikle okul öncesi çağlarda kitapların çocuklar için öncelikle bir "oyuncak" olduğu unutulmamalıdır. Sonuçta çocuk oyuncaklarını nasıl hırpalıyorsa, nasıl kırıp döküyorsa, kitaplarına da aynı şeyi yapacaktır. Dolayısıyla çocuğunuza aldığınız kitapları tertemiz tutmasını, yırtıp atmamasını, karalamamasını isterseniz, çocuğun kitapla iletişim kurmasını engellemiş ve kitap sevgisini daha doğmadan öldürmüş olabilirsiniz. Ona, kitapları için bir raf yaparak, kitaplarını bu rafa yerleştirmesini, düzenli duran kitapların ne kadar güzel göründüğünü, eğer kitabını sık sık okumak istiyorsa çok daha düzenli ve dikkatli kullanması gerektiğini uygun bir dille söylemeniz daha yerinde bir davranış olacaktır. İşte bütün bu çabalar da çocuklarımızın kitaplarla erken yaşlarda dost olmalarını sağlayacak, onları kitapların dünyasına kolayca taşıyacaktır.


Yarınlar çocuklarımızındır, unutmayalım.. Bilgi çağının çocukları kitapsız kalmasınlar, diyorum ve tüm güzelliklerin sizinle çocuklarınız arasında paylaşılmasını diliyorum.  



PAYLAŞ