Bir Dekanın Vedası...
Yazar: Bilal KEMİKLİ   |    Yayın Tarihi: 17 Ekim 2015   |    908 Kişi tarafından görüntülendi.
Ayrılığı yazmak zordur, dedi dostum... 
Zor. 
Zor olduğu içindir ki, Karacaoğlan ayrılığı ölümle mukayese etmiş...
Nasıldı o türkü?

“Ölüm ile ayrılığı tartmışlar
Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık”
...
Karacaoğlan’ın işaret ettiği gibi, ayrılık da bir nevi ölümdür… Ona göre, ölümden daha zordur. Ölümü, “her nefis ölümü tadacaktır” fermanını hatırda tutarak kabullenirsin.

Lakin ayrılık öyle mi?

Evet, dostum haklı; ayrılığı yazmak zor!

Ama başka bir pencereden bakınca, ayrılığın o kadar da soğuk bir kavram olmadığını görüyorsunuz. Çünkü ayrılarak gidilen yerde bir dünya inşa etme imkânı oluyor. Şimdi düğünü hatırlayalım… O bir ayrılık hikâyesi değil mi? Buruk bir hikâye… Gelin, zamanı geliyor, baba evinden telli duvaklı ayrılıp gidiyor; ama bir yuva kuruyor. Bir yuva bir dünya demektir.



Ayrılıp gelmeseydim çocuklarımdan, burada bu güzel ilim yuvasında bir doğuşa tanıklık edemeyecektim. 
Ayrıldım; hem de her hafta… 
Yol hikâyeleri biriktirdim. 
Düşler kurdum. 
Şimdi o hikâyelerden birisi, 'Oğul Sen Sen ol' adıyla kisve-i tab’a büründü; yeni kavuşmalara vesile oldu.



Tek kişiyle çıkılan ve bir ayrılık hikâyesiyle başlayan yol, 49 öğretim üyesi ve elemanı, 14 idari-hizmetli kadrosu ve 600’ varan öğrencisiyle büyük bir aileye tebdil etti. Gönüllü dostlarımızı da sayarsak hayli kabarık bir yuva resmi önümüze çıkar.

Hamdolsun, şükrolsun… 
Bereket hâsıl olsun. 
Ülkemize huzur ve güven taşıyan mütefekkir âlimler yetişsin. 
Bu bostanda hep huzur ekildi, daima huzur tahsil edilsin.



Demek ki, sevgili dostum, ayrılık hikâyeleri yeni kavuşmaları müjdeler…
Evet, hüzündür; lakin içinde umut barındıran bir hüzün.
Her ayrılık yeni bir kavuşmadır.
Fiziken yokluk ruhen ve aklen yokluğa sebebiyet veriyorsa, demek ki, burada muhabbet ekimi yapılmamış demektir.
Hayır, en kalıcı, en verimli muhabbet tohumları ilim meclislerinde ekilir. Burada bu tohumlar atıldı, birlik diline tercüman olacak alim ve ariflerin doğması mukadderdir.
İmdi ne diyelim? 
Niyaz edelim, aşkla işimize sarılalım ve yolumuza düşelim… 

Selametle!


PAYLAŞ