Zulümle Abad Olunmaz
Yazar: Prof.Dr.Mehmet Halil ÇİÇEK   |    Yayın Tarihi: 29 Aralık 2015   |    463 Kişi tarafından görüntülendi.

Dünyanın gelmiş geçmiş tüm beşerî, dinî, askerî, sivil, klasik ve modern sistemleri arasında zulme, zalime ve haksızlığa karşı mutlak manada çıkan ve zulmün hiçbir çeşidine tolerans göstermeyen tek nizam İslam Nizamıdır. O hiç kimseye –kafir düşmanı bile olsa- zulmü reva görmemiş ve zulmün hiçbir çeşidine de cevaz vermemiştir. İslam, söz sahibi olduğu günden itibaren zulmün her türlüsüne karşı mücadele etmiştir. İslam, ailede, toplumda ve devlet içinde her kimden gelirse gelsin ve her kime karşı olursa olsun zulmü mutlak manada haram kılmıştır. İslam, yerine göre ve yapılan zulmün/haksızlığın niceliğine ve niteliğine göre de onu büyük günah saymıştır. Zulme karşı kısas ve iftira haddı gibi bazı caydırıcı cezalar koymak suretiyle ciddi önlemler almıştır. Sadece bununla yetinmeyerek Müslümanlar nezdinde psikolojik caydırıcılığı yüksek olan ahiretteki cezalarla da zalimler hem Kur’an’da hem hadiste çokça tehdit edilmiştir. Zalimleri bekleyen kötü son, yer yer detaylı anlatılmıştır.

İslam’ın nazarında zulüm mutlak zarardır ve mutlak kötülüktür. Çünkü onda hak ihlali vardır, başkasını hiçe sayma vardır ve Allah’a ısyan vardır. Zulümde kevnî kanunlara da muhalefet vardır. Zulüm; adaleti, merhameti ve insanca muameleyi yok etme çabasıdır. Her zulümde insan birliğini ve kardeşliğini ifsat etme gayreti vardır. Her zulüm haktan, hakikatten, insanlıktan, şefkat ve merhametten kaçma cehdidir. Her günah zulüm olduğu gibi her zulüm de günahtır. Her zulüm İslamî ve insanî güzelliklerden ve erdemlerden bir kaçıştır ve kötülüğü, fitneyi, fesadı ve bozgunculuğu yayma çabasıdır. Bunun içindir ki, zulmün her türlüsü İslam’da günah sayılmıştır ve hiçbir çeşidi –ufak bile olsa- tolere edilmemiştir. Bu duyarlılığın bir ifadesi olarak İslam zulme karşı şu evrensel sloganı geliştirmiştir: “Zulüm karanlıktır.”

Evet zulüm bulunduğu ortamların hakikatlerini gömen bir karanlıktır. Zulüm güzelliği, iyiliği, şefkat ve merhameti yok eden bir karanlıktır. Zulüm kemalatı, erdemleri ve faziletleri karartan bir karanlıktır. Zulüm yardımlaşmayı, dayanışmayı ve fazilette yarışmayı engelleyen bir karanlıktır. Zulüm dünyanın en acı ve en acımasız karanlık bir hakikatidir. Zulüm doğruluk, dürüstlük ve samimiyetin varlığını örten ve yok eden bir karanlıktır.

Hayatın alanları ve bu alanların çeşitliliği ve çokluğu kadar zulmün de alanları ve çok çeşitleri vardır. Etki alanına göre zulmün etkisi ve ağırlığı değişmektedir. Ama kuşkusuz Allah’a ortak koşmaktan sonra en büyük zulüm ekonomide, ticarette, siyasette ve yönetimde olan zulümlerdir. Çünkü bu alanların zulmü bireysel olmaktan öte toplumsaldır. Bu alanlarda yapılan zulümlerde kişi veya kişiler yaptıkları zulümle birçok kimsenin hakkına girmiş oluyorlar. Bunun için gerçek Müslüman yöneticiler İslamî devletin malına karşı çok hassas ve titiz davranmışlardır. Ateşten kaçarcasına ondan kaçmışlar. Çünkü onda tüm Müslümanların hakkı vardır. Hz. Ebu Bekir bir ara hanımı Ümmü Roman’a "evde tatlı yok mu?" diye sorar. Hanımı da "hayır" cevabını verir. Ancak birkaç gün sonra önüne bir tabak tatlı gelince yine hanımına bu tatlıyı nerden bulduğunu sorar. O da beytülmaldan aldığımız maaştan her gün biraz kısarak yaptığını söyler. Hz. Ebu Bekir de demek o kadarını fazla alıyormuşuz deyip o fazla gördüğü miktarı maaşından kısar. İşte kamu  haklarını ancak böylesine titiz olan  idareciler korur ve sosyal devleti de böylesi bir zihniyet ancak kurar ve işletir.

Kur’an yaklaşık 132 farklı yerde ve farklı bağlamlarda “zulüm” kökünden türemiş kelimeler kullanmıştır. Ayrıca 135 yerde de zalim ve zalimin türevlerini kullanmıştır. Bütün bu 267 yerde zulüm ya yasaklanmış ya da yerilmiş ve zalimler de ya yerilmiş veya tehdit edilmişlerdir. İslamiyetin zulme karşı kararlı, ısrarlı ve asla tolerans tanımayan tavrı şu kutsî hadisle perçinlenmiş durumdadır: “Ey kullarım ben zulmü kendi nefsime haram kıldım; sizin aranızda da haram kıldım”. Yani ben mutlak mülk sahibi ve her şeyin ortaksız maliki olmama rağmen kendi mülkümde bile zulüm etmeyi haram kıldıysam siz ey insanlar asla zulüm yapamazsınız. Gerekçeniz, yorumunuz, bahaneniz ve nedeniniz ne olursa olsun asla zulüm yapamazsınız. Hatta İslam zulme karşı yürüttüğü bu amansız mücadeleyi şu hikmetli beyanlarıyla taçlandırmıştır: “Siz Allah’ın zalimlerin yaptıklarından gafil olduğunu sanmayın; ancak Allah, onları gözlerin fal taşı gibi yukarıya baktığı güne bırakmaktadır. (Hicr, 14)



PAYLAŞ