Ankara Sahafları ve Ankara´da Kitap Dünyası
Yazar: Memiş OKUYUCU   |    Yayın Tarihi: 01 Şubat 2016   |    2429 Kişi tarafından görüntülendi.

Tarihi, Osmanlı'nın kuruluş devrine kadar gider. Arapça kökenli olan sahaf sözcüğünün aslı, “sahhaf” şeklindedir. Kitap alıp satan kişiyi anlatır. Günümüzdeki anlamı ile kitapçı demektir....Sahaf deyince günümüzde, ihtisaslaşmış kitapçılar anlaşılır... Eski kitap, el yazması, hat, ferman, haritalar okuyabilmek, sahaflık için asgari şartlardır...Bu nedenle her eski eser,  kitap alıp satan sahaf sayılmaz...
Eski eser okuma bilgisi yanında, kitaba dair geniş bir vukufu gerektirir sahaflık...Kitapların tarihçesini, yazarlarını, basılı eserlere dair sağlam bilgiler yanında, hatlar, fermanlar, el yazmaları, islam tarihi bilgisini de  içine alacak  bir arka plan gerektiren ayrıcalıklı ve nitelikli bir meslektir sahaflık...En az bir  yabancı dil bilmesi, sahafın nitelik olarak öne çıkmasını sağlayan hususiyetlerdendir...
Alanında temayüz etmiş sahaflar; yukarıdaki özellikleri üzerinde toplamış, kitabiyata dair engin bilgileri ile bilinen kimselerdir...

Ankara'da  kitap ve  sahaflar dünyasına gelince...

Hafta sonları yatılı okulda arkadaşlarım okul dışına gezmelere giderken, benim en büyük eğlence kaynağım okul kütüphanesine gidip, orada kitaplarla vakit geçirmekti...
O yıllarda başladı bende kitaba  karşı ilgi ve kitap sevgisi...

İlkin Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun tarihi romanlarını okumakla başladım kitap serüvenime...
Bir Kanuni Sultan Süleyman romanını okurken kendimi adeta tarihin tozlu yollarında, egzotik bir  seyahate çıkmış gibi  hissederdim... (Şunu hemen belirteyim ki Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun bütün kitaplarını, -farklı baskıları dahil olmak üzere- temin ettim.  Hepsini de ciltlettim. Kütüphanemde müstesna bir yere koydum...)

Kitapla, kütüphanelerle  yakın alakam Ankara'ya yerleşince de  devam etti...
İlk önce Ankara'daki; yazar, okur, kitap, sahaf, kütüphane muhitlerini keşfettim...Bu sahada bir çok değerli isimlerle, üdebadan, kültürden, tarih alanından ve bilumum erbabı ilim ve erbabı kalemden  mümtaz  şahsiyetlerle tanışma fırsatı yakaladım...
Bir çok kitap sever ile dostluklar kurdum...

En büyük hazine keşfim, Ankara  sahaf muhitlerinde oldu...
Ankara'da kitap yaranı, kitap, sahaf ve bu alanın ilgilisi ne kadar insan varsa kısm-ı ekserisini tanıyarak/tanışarak, kendimi büyük bir kazanç kapısında imiş gibi hissettim...

Adilhan

Ankara'da kitap denilince ilk akla gelen yer, Kızılay'da  Adilhan Kitapçılar Çarşısı'dır.
Burada Ankaralı Muhibban-ı Kütüb'den (Kitap Dostları) kim varsa karşılaşabilirsiniz...
Çarşı dediysek bu mekan, kitap dostları  arasında daha çok 'Adilhan' olarak tanınmıştır...



Adilhan
 ziyaret edilince  de  bu işin üstadı Aşiyan Sahaf Ethem Coşkun'la sahaf ziyaretine başlamak ve adını hemen zikretmek gerekir... Üstad Ethem Coşkun'un sahaf dükkanı, kitap severlerin mihenk yeri gibidir...
Ankaralı olup da, kitap yaranı olanlardan Üstad Ethem Coşkun'un yerine uğramayan, hemen hemen yok gibidir...Bir uğrak mekanıdır üstadımızın yeri... Her ne vakit ziyaret etseniz, üstadımızın mekanında akademik dünyadan ve kitap dostlarından birilerini, hayata ve kitaba dair koyu  bir sohbette bulmak mümkün... Hatta burada Başbakan Ahmet Davutoğlu ile karşılaşmak bile  mümkün...

Şeyhül Sahhafîn Ethem Coşkun,
mekanında bir çay eşliğinde, size bazen 500 yıllık kitapların tanıtımını ve anlatımını   yapabilir...Bazen de ülke meseleleri ve kitabiyata dair derin tarihi sohbetler edilir...Ethem Coşkun Üstadımız size Müteferrika Matbaası basımı bir kitabı ya da Bulak Matbaası çıkışlı bir eseri anlatıp tanıtırken kitapla  arasındaki çok özel sevgi bağını yaşatır adeta...

Adilhan'ın girişinde bazen Yargı Yaşar'ın yerinde hareketli raflar da, sıra sıra dizilmiş kitaplar arasında dakikalar boyu kitap arayabilirsiniz... Bazen onun hemen karşısında Rasim Sahafta yığılı kitaplar arasında gözünüz, aklınız da ve listeniz de olan bir  kitabı arar ve tarar...

Adilhan'da üst katlara doğru çıktıkça, tarihin tozlu yollarını bize hatırlatan eski kitaplar ve kitapçıları görmek de  mümkün... Kitabiyata dair yeni isimler ve kitap dostları görmeniz mümkün...
 


Bazen Sahaf Ferhat'ı, kendi mekanında, eline yeni düşen bir kitabın hususiyetlerini sıralarken görebilirsiniz...

Sahaf Orhan'ı
otantik bir İran müziği eşliğinde çay ve kitapları üzerine dost muhabbetiyle kaynaşık halde bulmak ise her zaman mümkün...


Üst katlara çıktıkça Ekrem Sahaf'a şöyle bir uğrayıp raflarını taramadan ve ihtiyacımız olan kitapları, göz kararı ile sıra sıra eski baskı kitap dizili raflarda aramadan geçemeyiz...
Kitap dostlarını ve ne aradıklarını iyi takip eden Ekrem Sahaf'dan, yeni eline geçen kitaplardan, 'ihtiyaca binaen' teklifini almadan geçmek hiç olmaz mekanında...


Adilhan Kitapçılar Çarşısı ziyaret edilince, Fatih Yurdakul'un yerini anlatmak ayrı bir bahs-i diğerdir...
Fatih Yurdakul; uzun sakalları , tarz duruşu ve yaşam şekli ile adeta Türkiye'nin canlı siyasi yakın tarihinin kıdemli tanıklarından biri gibidir...
80 öncesi İslamcı gelenek müntesibi/mensubu kitap severleri koyu bir sohbet halinde bulabileceğimiz yegane bir mekandır Fatih Yurdakul'un kitapçı dükkanı...
Her daim hazır kaynamakta ve buharı çıkmakta olan demli çay, orada hiç eksilmeyen ziyaretçilerin ve tüm vakitlerde kurulu dost halkasının mütemmim cüzüdür...Bu dost halkasına ne zaman katılsanız, Türkiye'nin kadim meselelerini kendi zaviyelerinden hararetli bir şekilde  tartışılıyor halde bulabilirsiniz...
İslamcı gençlik hareketleri ile İslamcı yayıncılığın Ankara'daki tarihinin kabaca bir özeti eşliğinde, Fatih Yurdakul ile kitap sohbeti, sizde nostaljik bir tat bırakır...

Adilhan'dan çıkıp yakınlarda bir kitap ve sahaf muhitini ziyaret etmek istediğinizde  hemen yakınlarda Aksoy Kitapçılar Çarşısı vardır... Aksoy kitapçılar çarşısında bir çok kitapçı ve sahaf mevcuttur...

Tunalı Sahafları

Tunalı da caddenin sağında solunda eski kitap işine gönül vermiş, bir çok kitapçı bulmak, gezmek mümkün... Tunalı'nın  ve tüm Ankara sahaflarının en namlılarından biri kuşkusuz Erdal Hoca'dır.
        
Tunalı Caddesinin
orta yerlerinde Tunalı Pasajında, Erdal Özdemir Hoca kitabiyata dair vukufu, kitaplar hakkındaki engin bilgisi, sahaflık için en temel şart olan eski eser okuma hakimiyeti  ile adı bütün Ankara'da ilk sıralarda zikredilmesi gerekli bir sahaftır...
Bu piyasada, sahaflar ve kitapçılar piyasasında  Erdal Hoca olarak tanınır ve bilinir...Kendisinin edebiyatçı olması, işine ayrı bir güç kazandırmış... Ona hakkını vererek,  layık ve uygun görerek Sahaf Erdal Hoca diyebiliriz...

Yahut ta kendisi bu sıfatı 'hakkıyla hak ettiği için' Sahaf Erdal Hoca dememiz gerekir...
Çünkü kendisi sahaflık unvanını layıkıyla hak eden  Ankara'daki yegane isimlerden birisidir...
Tunalı Pasajındaki işyerine uğradığınızda Ankaralı kitap dostlarından ve değerli kitapların değerini bilen bir kaç isme rastlamak her zaman için mümkün... Bazen Nihat Genç'e, zaman zaman Erkan Mumcu'ya, bir çok seçme zamanlarda da Ali Birinci'ye rastlar, kitap üzerine sohbetler edebilirsiniz...


Ankaralı kitap severlerin/kitap koleksiyonerlerinin-belkide tüm Türkiye- piri diyebileceğimiz Talat Öncü'ye, Ankara'nın  belli başlı sahaflarında ayın ve günün her hangi bir vaktinde rastlayabilirsiniz...

Burada Talat Öncü'yü özel bir bahisle anlatmak gerekiyor...
Talat Öncü'yü şöyle anlatmalıyım... Kitaba adanmış, kitapların peşinde geçen  bir ömür ve bu uğurda harcanan yüklü bir servetten bahsetmemiz gerekiyor... Siz hiç 150 bin kitap ve  72 bin dergiden  mürekkep kitapları ve   kütüphanesi olan, kitap koleksiyoneri birini tanıdınız mı?
Ben, o ismi kitap piyasasında tanıdım... İşte o isim Talat Öncü'dür... Bilebildiğim kadarı ile Türkiye'de de  başka benzer örneği olmayan büyüklükte kütüphane sahibi bir isimdir Talat Öncü...
 
                        

Sahaflar dünyasında bahsedilmesi gereken bir diğer isim Fırat Ergenekon'dur...Ziya Gökalp Caddesinden Sakarya'ya döndüğünüzde Aksoy Kitap Çarşısına uğramak demek, mutlaka Fırat Ergenekon'a da uğrayacağınız/uğramanız gerektiği  anlamına gelir... Fırat'ın hayat ailesi, kitaplardan oluşsa da işyerinde ailenin diğer fertleri ile (annesi ve abisi) işlettiği de olur...
Yani Fırat'ın eski kitap hazinesi dükkanı, bir tür aile işletmesi gibidir... Bazen kardeşi, bazen de annesi, eski kitap hazinesi iş yerinde,  hazır ve nazırdırlar... Mekanına gittiğinizde  kitap tarihi, kitap bilgisi, kitapların hikayesine dair soracağınız hemen her soruya ve arayacağınız her  kitaba, anlamlı ve olumlu  bir karşılık vardır Fırat Ergenekon'da...Kırk yıllık bir kitap serüveni, en düşüğü 100 tl ederinde olan, 15 bin kitaplık çok özel bir kitap koleksiyonunun sahibi olduğu da  şahsi  beyan ile sabittir...


Faaliyetlerini Anadolu Kitabevi adı ile açtığı eski eser ve antika kitap dolu işyerindeki faaliyetlerini Kocatepe civarında sürdüren Gökhan Tuğ'u da burada zikretmek gerekiyor..


Eski eser, antika kitap alım satımına meraklı olanların mutlaka yollarını düşürmeleri gereken bir başka isim de Güven Sahaf'tır...Güven Sahafa uğramak için yolunuzu Bahçeli'ye düşürmeniz gerekmektedir...


Ankara'da kitap  muhiti deyince Olgunlar Sokağı da zikretmek gerekir... Olgunlar Sokağa gidince de kitap dünyasının yaşayan en kıdemli ismi Turgut Amca'yı,  namı diğer Külüstür Turgut'u mutlaka görmeniz gerektiği hissine kapılırsınız...Kendisi kitap dünyasının yaşayan bir çınarı gibidir...Adeta yaşayan kitap tarihidir Turgut Amca...

Ankara'da bir başka kitap muhiti Zafer Çarşısını da özel olarak zikretmek gerekir...
Yeni çıkan yayınlar için Kızılay'da Dost Kitabevini, Turhan Kitabevini kitap severlerin hemen tüm yeni yayınlarla ilgili ihtiyaçlarını karşıladıkları yerler olarak özellikle belirtmek gerekir...
Kızılay deyince Akçağ'a uğramadan  geçmek olmaz...
 
Bir de mahalle aralarına dağılmış halde olan sahaflık mesleği ile ilgili isimler vardır...
Bahçeli 32. Sokağa gittiğinizde Güven Sahaf'da aradığınız ve hikayesini dinlemek istediğiniz bilumum kitaplar mevcuttur...

 
Kocatepe civarına özel olarak Sanat Kitabevine uğramak, sahaflar dünyasına ayrı bir yolculuk yaptırır size...

Sahaf Ahmet Yüksel bütün kitaplarını itina ile tasnif etmiş, hazine değerindeki kitaplarını güzelce sıralanmış şekilde kitapseverlerin istifadesine hazır halde bekletmektedir...
Sahaf Ahmet Yüksel'in kitaplarını seyretmek bile insana bir ayrıcalık katar...Kişiliğindeki narinliği adeta kitaplarına ve mesleğine yansımıştır Sahaf  Ahmet Yüksel'in...Sahaf Ahmet Yüksel'den kitabiyata dair çok sağlam bilgiler dinlersiniz... Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki Ankara'da sahaflık mesleğini hakkıyla bilenlerden ve bu mesleğin hakkını verenlerden birisi de Sahaf Ahmet Yüksel'dir...

Ulus'tan başlayıp daha sonra Kızılay'a taşınan Akçağ ve onun banisi Ahmet  Hikmet Ünalmış'ı özellikle belirtmek, anlatmak Ankaralı kitapseverlere  çok önemli bir borçtur...Kızılay'da Sakarya caddesinde Akçağ Kitabevi bir  uğrak yeridir...Yeni yayınların, kitap dünyasına yeni çıkmış ve sürümde olan kitapların bakıldığı, sorulduğu mekanın adıdır Akçağ...

Önceleri Pınar Kitabevi olarak başlayıp, sonraları Kurtuba  Kitabevi adını alan, kitap severlerin buluşma mekanı Kurtuba, şimdilerde daha çok; düşünenlerin, okuyanların, derdi olanların oturup fikirlerini paylaştığı, Türkiye'nin meselelerini tartıştığı bir mekan hüviyeti kazandı...

Ankara'da; Akçağ, Kurtuba, Dost ve Turhan Kitabevlerinin ismini  burada hassaten belirtmek kitap sever gönül dostlarına bir vefa borcudur...
Akçağ, Kurtuba, Dost ve Turhan Kitabevleri; Ankara'da kitapseverlerin ziyaret ettiği, yeni yayınlanan kitapların satıldığı kitabevleri olarak  zikredilmesi elzem olan dört büyük kitap mekanıdır...

Her ayın ilk pazar günü Ankara Dikmen'de,  Ayrancı Pazar Yeri'nde  kurulan Ayrancı Antika Pazarı içinde yer alan  Ayrancı Kitap Pazarını da burada özel bir bahisle anlatılması gereken kitap mekanı/pazarı olarak görüyorum...

Yıllardan beri çok düzenli olarak kurulan bu kitap pazarında, muhtelif antika değeri olan bir çok  kitaplara rastlamak mümkündür...Türkiye'nin çok farklı illerinden bu pazara gelip sergi açan kitapçılar, kitap dostları ve kitap kurtları  antika kitaplarını kitap severlerin istifadesine sunarlar...Bu kitap pazarının düzenli olarak açılması, müşterilerinin de düzenli olduğu bir ortam  sağlamış...

 
Bir de kitap dünyasının isimsiz kahramanları, muhibban-ı kütübler var Ankara'da... Kitap pazarının gediklisi, Osmanlıca yazma eserler uzmanı Vecihi Amca, nam ı diğer Humeyni Amca'yı özellikle zikretmek gerekiyor...
 

MUHİBBAN- I KÜTÜB

Kitap dostları demektir...
Ankara'da kitaplarla ünsiyeti, ilişkisi, alakası ve muhabbeti nazara alındığında, muhibban ı kütüb yani gerçek manada kitap dostu olarak benim tanıdıklarımdan burada bahsetmek isterim....


Ankara  kitap dünyasının Üstadı   Şeyhül Muhibban ı Kütüb Ali Birinci'dir tartışmasız...
Kitap sevgisi ve kitaplarla ilişkisi, aşk derecesindedir...
Kendisi için özel bir bahis açıp,  bütün veche ve hususiyetleri ile anlatılması gereken yegane isim ve kitabiyatın ehli vukufu... Kitapların adını, içeriğini, niteliğini ve tarihçesini hıfzetmiştir Ali Birinci...
Kitaplar konusunda  engin bir birikimi,  Allah vergisi bir hafızası ve çok geniş bir mahfuzatı vardır... Hayatı programlıdır... Zamana karşı hep, programlı bir yarış halindedir...Ankara sahaflarını ve kitapçılarını düzenli olarak tarıyorken herhangi bir zamanda, herhangi bir sahaf ya da kitapçıda Ali Birinci'yi görmeniz pekala mümkündür...
Adeta tüm hayatı kitap üzerine kuruludur....


Üstad D.Mehmet Doğan
hafızası, birikimi, kitapları, kitabiyata dair vukufu ile son elli yılın en değerli muhibban-ı kütübü ve kitap koleksiyoneri olarak, özel olarak anlatılması/anlaşılması  gereken bir isim olduğunu düşünüyorum...Sahip olduğu hazine değerindeki kitapları, Ankara kitap dünyasının geçmişine dair birinci elden sağlam bilgileri, kendisini bu konuda en önemli isimlerden biri haline getirmiştir...

Ankara'da muhibban ı kütübü anlatırken, üç Ahmetlerden muhakkak ki bahsetmek gerekir...




Bunlar Gezgin Ahmet, Çuval Ahmet, Sanat Ahmet'tir...
Bu piyasanın emektarlarından Çuval Ahmet ve  meşakkatli kitap yolculuğundan  bahsetmez isek, kitap dünyasının bir tarafı eksik kalır zannımca Ankara'da...

Rahmetli İsmail Hakkı Gül Amca'da emektarlardan idi bu piyasada...

Bazen kitap aramak, taramak için şehirler , yollar aşarak kitap yolculuklarına  çıkan  Mehmet Sümter ve Erdinç Oktay, Ankara kitap dünyasından aşina olduğum kitap dostlarıdır...Onların da ismini burada zikretmeyi kendime bir görev  kabul ederim...

KİTAP VE CİLT
Kitaba değer katan, yaşatan ve hayat veren yegane unsur, iyi bir ustanın elinden çıkmış, biraz da sanat değeri taşıyan bir cilttir... Kitaplarla haşır neşir oluyorsanız, kitabı seviyorsanız hasılı muhibbanı kütübden iseniz yolunuz mutlaka ciltçilere düşer.Mesleğini hakkını vererek yapan, mesleğindeki meziyetlerini işinden anlayabileceğiniz cilt ustalarını arayı arayı bulursunuz...Bende bunların içinde tanıdığım ve meziyetlerine güvendiğim iki cilt ustasını siz okurlara tanıtmak istedim...
          
Şeyhül Mücellidîn Mehmet Karslı'ya
aynı koridor da görüp de uğramadan geçerseniz kitabiyata dair çok önemli bir yanınız eksik kalır...Hazine değerindeki tarihi kitapların toplanıp ciltlenişinin bazen hikayesini, bazen de bizzat cilt yapımını çıplak gözle seyrederek,  kitapların tarihine adeta gizemli bir yolculuk yaparsınız...
Mehmet Karslı Şeyhül Mücellidîn unvanını hak edecek kadar işi ile hemhal olmuş, mesleğinin ve işinin sırrına vakıf , cilt konusunda oldukça hünerli birisi... Kendisine bir  cilt sanatkârı da diyebiliriz...
Kitaplar onun elinde bir sanatkâr hassasiyeti ve inceliğinde, adeta tekrardan vücut bulur....Mehmet Usta, adeta kitaplara yeniden vücut verir... Kendi deyimi ile onun işi,   "kitaba hayat vermektir." Osmanlı cilt yapma sanatını, bir bileninden/ustasından  öğrenmek için bir yıl boyunca İstanbul'a kurs almaya gidecek kadar işine ve mesleğine düşkün bir isim Mehmet Usta...


Ankara'da işinin ehli cilt ustalarından biri de Mehmet Görkem'dir...
Elli yıllık mesleği ve cilt ustalığı, Ankara'da yaşayan  kitap dostu kim varsa tanıması için adeta bir kapı aralamış...
Ankara'da ta eskilerden bütün kitap severler kitaplarını yeniden ciltletmek  istediklerinde, yolları bir şekilde Mehmet Görkem ile kesişir... Ulus'ta mekan olarak küçük,  ustalık olarak büyük işyerinde her gittiğiniz de, Ankaralı bir kitap dostunu, kitap ciltletmeye gelmiş ve Mehmet Görkem usta ile sohbet ederken bulabilirsiniz...
Yüreğindeki insan sevgisi, kitap sevgisine yansımış Mehmet Usta'nın...

Kitap sevgisi ana kitabımız Kur'an-ı Kerim'den gelir...
Bütün kitaplar o ana kitabımızı anlamak içindir...
Kitapla uğraşanlar gerçekten ayrıcalıklı bir işle uğraşmış olmaktadırlar...

Şüphesiz burada ismini sayamadığım, isimsiz kitap kahramanları/kitap severler de mevcut...
Ben şahsen hukukum olan, vukufum olan, kitap dünyasından tanıdığım isimleri, tanıdıklarımı kitap dünyasında temayüz etmiş sahaf ve kitapçıları, mekanları yazdım...
Ankara'da sahaflar ve kitap dünyasına şöyle bir yolculuk yapalım  istedim...
Bir nebze anlatabildim ise ne mutlu bana...

Sağlıcakla kalın...

memis.o@hotmail.com


PAYLAŞ