Dil-Edebiyat Dosyası 3
Yazar: Ranâ İSLÂM DEĞİRMENCİ   |    Yayın Tarihi: 04 Şubat 2016   |    2229 Kişi tarafından görüntülendi.

D. AB DİL PORTFÖYÜ HAKKINDA (Projenin Hareket Noktasından...)

“Türkiye 17 Aralık 2004 tarihinde AB yetkililerinden aldığı müzakerelere başlanması kararı ile AB ülkeleri arasındaki yeri için yapılacak çalışmalar konusunda her geçen gün yeni bir olay ve sorunla karşılaşıyor.....................”

Bütün bu soruları ve ortaya çıkacak sorunları Türk dili ve kültürü açısından düşündüğümüzde ”kültür” dosyası içinde yer alan “dil”, ”ana dili”, ”eğitim dili”, ”yerel dil”, ”ulusal dil”, ”resmi dil”, ”azınlık dili”, ”edinilen dil”, ”öğrenilen dil”, ”dil pasaportu” daha birtakım konularda kötü sürprizlerle ve yersiz taleplerle karşılaşmamak için şimdiden Türk Dili ve kültürü alanında yirmi beş ülkenin ne durumda olduğuna bakmamızın, bunu farklı yönlerden araştırmamızın, bazı belgeleri elde etmemizin çok önemli noktaları aydınlığa kavuşturacağı kesindir. Bu bakımdan öncelikle AB üyesi ülkelerde Türk diline ve kültürüne bakış açısını, orada neler yapıldığını ve yapılmak istendiğini bilmemiz, bizlerden çoğu ön yargılarla beslenmiş taleplerde bulunanlardan bizlerin de aynı biçimde ama elbette haklı bazı taleplerde bulunmamız bu tarama sürecinde doğru ve objektif bir yaklaşım olacaktır.” (Türk Dili;Syf 99)

“AB üyesi yirmi beş ülkenin yetkililerinin sıkı sık gündeme getirdikleri konulardan biri de Türkiye!nin gelecekteki asıl üyelik yıllarında yaklaşık doksan milyonluk genç nüfusudur. Dolayısıyla bu büyük -ama her  yönüyle büyük- milletin dili olan Türkçe Avrupa Parlementosunda ve diğer kuruluşlarda kendisini ağırlıklı olarak gösterecektir. Üyelik yılımız ister 2015 olsun, ister 2025 olsun, Türkiye nüfusta olduğu gibi ekonomi, tarım, siyaset, kültür v.b. açıdan önlere çıkınca AB üye ülkelerinde Türk Diline ve kültürüne bakış ve yaklaşım da bugünden farklı olacaktır. Özellikle Türk dilinin bugünden başlayıp bir Avrupa dili olarak gündeme gelmesi artık kaçınılmaz bir gerçektir. Hem Türkiye ile olan ilişkileri bakımından hem AB ülkelerinde Türkiye’nin gerçek ağırlığını hissedenler açısından ve hem de oralarda yaşayan genç kuşak Türkler, Türk çocukları ve gençleri için Türk Dili ve kültürü büyük ilgi merkezi olavaktır.

Avrupa Konseyi tarafından “Avrupa Diller Yılı” olarak açıklanan 2001 yılında Ankara’da düzenlenen bir toplantıda AB içinde Türk Dilinin durumu ana çizgileri ile gözden geçirilmişti.Önümüzdeki yıllarda iyice belli olan çok dilli, çok kültürlü Avrupa ülkelerinde Türk dili ve kültürü nasıl bir rol oynayacaktır? Türk dili ve kültürü hangi kuruluşlarda, hangi düzeyde, nasıl ele alınmakta,hangi hedef kitlelerine göre ne tür programlar uygulanmaktadır? Nasıl uygulanmak zorunda olunmalıdır?”( Türk Dili, syf 100)

Türk dili ve kültürü ile ilgili çalışmaların bütün AB üyesi ülkelerde programlanması ile bunların dört dörtlük gerçekleştirilmeleri mümkün olmasa  da, en azından belli başlı, önemli güçlere sahip ülkelerde neler yapıldığını önceden öğrenip bilmemiz gerekmektedir.

AB’nin önde gelen ülkelerindeki Türk diline ve hatta Türk kültürüne bakış açısını, onların bizlere karşı öne sürebileceği kozlarına karşı nasıl hereket etmemiz gerektiği konusunda aşağıdaki ipuçları önemlidir:

Avrupa Konseyinin yaptığı hazırlıklar sonunda ortaya çıkan “Avrupa Dil Becerisi Ölçeği” beş ana noktadan oluşmaktadır. Bunlar:

   1. Anlama-dinleme
   2. Anlama-okuma
   3. Konuşma-konuşarak iletişim kurma
   4. Konuşma-konuşabilme becerisi ve üretimi
   5. Yazma

Bunlara ilişkin olarak bir dili kullanan, kendi becerilerine göre her bir dil beceri noktası için farklı düzeylerde donanım sağlamalıdır. Bu düzey sınıflandırması ise şu şekilde sıralanmaktadır:

  A-1 düzeyi:Temel kullanıcı,başlangıç davranışı
  A-2 düzeyi:Temel kullanıcı
  B-1 düzeyi:Bağımsız kullanıcı, eşik
  B-2 düzeyi:Bağımsız kullanıcı-üstün olma
  C-1 düzeyi:Usta kullanıcı-verimli kullanım
  C-2 düzeyi:Usta kullanıcı-uzmanlık”( Türk Dili; syf 101)


Bunlara ilişkin bazı açıklamalar da yapılmıştır. Söz gelimi, düzeyi A-1 olan kişi;” ben kendimi, ailemi ve somut varlıklarla oluşan çevremi ilgilendiren samimi ve güvenilir kelimeleri, temeli oluşturan basit cümleleri, karşımdakiler, ağır, eksiksiz ve açık bir biçimde konuştukları takdirde anlayabilirim” diyebilmelidir.

Yine aynı şekilde; bu  beş ana noktanın en son basamağı olan Uzmanlık(C-2) ise dili iyi bilen usta kullanıcıdır. “Uzmanlık gerektiren işlerde kullanılan araç ve gerecin veya işlerin kullanım kılavuzlarını, edebî türün benzerleri olan, soyut ve morfolojik özel metinleri her türlü şekilde yazılmış dil rünlerini herhangibir zorluk çekmeden okuyabilirim, anlayabilirim” demek zorundadır.

“Avrupa Dil Portföyü” olarak bütün AB ülkelerinde yaygınlaşan; yeri geldiğinde bizden istenecek, yeri gelince bizim AB ülkelerindeki insanlardan isteyebileceğimiz belgeyi yakından tanımak gerekir

Avrupa Dil Portföyü, Avrupa Konseyinin çok yönlü dil öğrenimi için geliştirmiş olduğu özel bir belgedir, bir araçtır. Bu belge aracılığı ile dil öğrenenler o dilde edindiği bilgileri, her türlü kültür çabalarını ve deneyimlerini kanıtlayabilecektir. Kişinin tamamen kendisine ait olan bu belgede üç ana bölüm bulunmaktadır:

1. Dil Pasaportu bölümü: Bu bölümde kişinin elde ettiği dil bilgisi, o dille ilgili elde ettiği özel nitelikleri, aldığı belgeler -resmî veya özel- uluslararası kabul edilen bir yöntem ve biçimde gösterilmektedir. Bunlar Avrupa Ortak Referans Çerçevesi içindeki ortak düzeylerle ilişkili olarak düzenlenip geliştirilmiştir. Bu bölüm resmî belge yerine geçmek için değil, resmî belgeleri kanıtlamak veya tanımlamak amacıyla hazırlamıştır.

2. Dil Biyografisi Bölümü: Bu bölümde kişiler kendi dil bilgisini, dil öğrenme çabalarını ve deneyimlerini ayrıntılı bir biçimde belirtebilmektedir. Her öğrenilen dil için ayrı ayrı kayıtlar tutabilmektedir. Böylece dilin öğrenilmesi süreci içinde yapılan planlar,uygulamalar ve dil gelişimi için ortaya çıkan görüntüler üzerinde kendisinin ve başkalarının bilgi edinmesi, düşünmesi kolaylaştırılmış olmaktadır.

3. Özel Dosya: Burada dil öğrenen kişinin kendi özel gayretleriyle yaptığı çalışmalar, örnek metinler, kendisinin önem verdiği kültürel malzemeler, dil gelişimine yardım edecek olaan çabalar ve uygulamalar yer almaktadır.


Böyle bir yapı içinde düşünülen dil portföyü, hem okul çağındaki öğrencilerin hem de okul sonrası yetişkinlerin kullanabileceği biçimde her ülkenin kendi yetkililerince geliştirilmektedir. (Gözaydın;2005,s.103)

H.ÖRNEK OLAY (STUDY CASE)

Ders dosyası / defter uygulaması ile Ürün Dosyasının ilkeleri birleştirilerek oluşturulan DOSYA’nın hangi öğrenme modeline / modellerine dayandırılarak geliştirildiği “Eğitim Tanımı, Eğitimde Yeni Yaklaşımlar” başlığında anlatılmıştır. Geleneksel öğrenme modelinden problem tabanlı öğrenmeye geçişte direnç gösteren öğretmen ve öğrencilere örnek olabileceği düşüncesinden hareketle Kütahya Anadolu Öğretmen Lisesi 10.sınıflar düzeyinde uygulanmaya çalışılan DERS (Edebiyat) DOSYASI çalışmasının örnek olay olarak aktarılması yoluna gidilmiştir: Bu çalışma hem bir süreci, sürecin işleyişini hem de sürecin nasıl işleyeceğine dair yönergeyi göstermektedir. (Süreç; Ekim 2007-Mayıs 2008 dönemini kapsamaktadır.) 

OKULUMUZDAKİ (ÜRÜN DOSYASI+Ders Dosyası) UYGULAMASI:

Ders dosyasının özel adı “EDEBİYAT DOSYASI”dır (Ürün Dosyası+ Ders dosyası şeklinde birleştirilmiştir.) Ders / Ürün dosyası oluşturmak programın gereğidir.

Oluşturulacak dosyanın bölümleri aşağıdaki şekilde olacaktır:

1. Edebiyat Bilgileri: Bu programda öğretmen merkezli anlatıma ya da belli bir kaynaktan bilgiyi           topluca alıp ezberlemeye dayalı edebiyat bilgisine ulaşılmayacaktır. Bu yüzden, dosyanın bu bölümü iki şekilde oluşturulur:

                a. Bir ünite bittikten sonra hazırlık çalışmalarının cevaplarını, ders içi soru cevap yoluyla edinilen bilgileri, ölçme değerlendirme sorularının içinde gizlenmiş bilgileri, tanımları ve terimleri tarayarak  bu bölümde listeleyiniz… (Derste aktarılan bilgilere, iyi dinleyerek ve not alarak, adım adım ilerleyerek - yaparak ve yaşayarak öğrenme-  yoluyla ulaşabilirsiniz.)

             Not: Gerekirse küçük bir not defterine önceden küçük notlar alıp sonradan bu notları dosyanıza geçirebilirsiniz. (Öğretmenin anlattıklarını ve sınıf tartışmalarını anında not ediniz…)

                b. Öğretmen gerekli gördüğü konularda bilgi yazdırabilir ya da bilgiyi yazılı olarak verebilir. Bu tür verileri bu bölüme yerleştiriniz.

               Bütün bu çalışmalara ek olarak sınıf seviyesinden geride kaldığınızı hissettiğiniz konularda geçmiş yıllara ait alt bilgileri, kaynaklara başvurarak araştırınız, edindiğiniz bilgileri bu bölüme yazınız…Başvurduğunuz kaynakları listeleyiniz.

2. Metin İnceleme Bölümü: Konuyla ilgili incelediğimiz ve yorumladığımız metinlere (öğretmen anlatımları, öğrencilerin cevap ve yorumları) dayalı tüm çalışmaları buraya yazınız. Konu ile bağlantılı METNE DAYALI sorular ve etkinlik cevapları burada olmalıdır.

3. Etkinlikler: Kitapta “Etkinlik” adı altındaki sorular hemen cevaplanacak şekilde ise metin incelemeye, bir araştırma veya bir dizi çalışma gerektiriyorsa etkinlikler bölümüne yazılır. Bunun dışında;

a. Bir öğretim yılı içinde hazırlayacağınız BİR PROJE VE BU PROJENİN VERİ TOPLAMA bilgileri ve SONUÇLARI bu bölüme yazılır.
Proje konuları ve projeyi sunuş tarihleri daha sonra belirtilecektir.
( Ek 6 Proje Önerisi ve Proje  Hazırlama Formu )
( Ek 7 Proje Raporu )
(Proje Değerlendirme Ölçütleri daha sonra verilecektir. )

b. Bir öğretim yılı içinde bilgisayar destekli hazırlayacağınız bir SUNU’nun
(Bu sunu, hazırladığınız projenin sonucudur) CD’ si  dışında, sununuzun yazılı metni-yani proje raporu- burada yer alır. CD ve rapor,  sınıfa yapılan sunudan sonra öğretmene teslim edilir.
( Ek 5. Sunu Hazırlama Konuları ve BENİM GÖREVİM )
(Sunu Değerlendirme Ölçütleri daha sonra verilecektir.)
Sunu konuları, sunu tarihleri Aralık ayının ilk haftası belirlenecektir.

c. 100 Temel Eser içinde sizin okuduğunuz eserlerin KİTAP OKUMA ÖZETLERİ bu bölümde olmalıdır.
(Ek 2. Kitap Okuma Özeti-100 Temel Eser için)
(Ek 3 Roman İnceleme- Kendi okuduğum kitaplar için)
( Ek 4. Okunacak Kitaplar ve Okuma Süreleri)

d. Ders kitabı içinde yer alan ya da ders öğretmeni tarafından doldurulması veya oluşturulması istenen tablo, grafik, çizelge ve formlar da  bu bölümde olmalıdır.

4. Yazma Çalışmaları (Kompozisyon) Bölümü: Bu  programda “yazma çalışmaları”na sıkça yer verilmektedir. Hazırlık soruları içinde yer alan “düşünme soruları” hakkında küçük yazılar yazınız. Öğrendiğiniz yeni bilgileri,  okuduğunuz kitaplardan alıntıları (cümleveya paragraf),yeni öğrendiğiniz kelime ve terimleri yazma çalışmaları içinde dosyanıza kaydediniz. Türkçeyi kullanma düzeyinizi, yarışmalara katılabilme gücünüzü ve isteğinizi gözlemleyebilmemiz için (öğrenci olarak sizin, öğretmen olarak bizim gözlemlerimiz) zaman zaman kompozisyon yazmalısınız. Sadece ders öğretmeninin söylediği zamanlar değil, içinizden geldiği her an yazabilir, yazdıklarınızı öğretmeniniz veya arkadaşlarınızla sınıf ortamında paylaşabilirsiniz. Size duyurulan tüm kompozisyon yarışmalarına katılınız. Yarışmalar için öngörülen ödül veya ödüller teşvik unsurudur ama siz; sizin dışınızdan gelecek ödüller yerine iç başarınız, özgüveninizin artması, dilinizin güzelleşmesi ve ifade gücünüzün artması; yeni çevreleri öğrenme ve farklı dünya görüşleri tanıma, düşüncelerinizi başkaları ile paylaşma gibi SİZE SİZİN VERECEĞİNİZ ÖDÜLLERİ DÜŞÜNEREK bu yarışmalara katılınız.

Bu öğretim yılında ( ve bundan sonraki çalışmalarınızda) yarışmalara katılımınız önemli olacaktır.

5.Araştırma Bölümü: Tamamen kendinizin oluşturacağı bölümdür. Kişisel gelişiminizi izleyebilmemiz için bu bölümü oluşturmanız önemlidir. Bu bölüme merak ettiğiniz ve bilgilenmek istediğiniz her türlü konuyu alabilirsiniz. Yine de bulduğunuz verileri dosyanıza yerleştirmeden önce ders öğretmenine göstermenizde fayda vardır. Bu bölümde,”Türk Edebiyatı” ve “Dil ve Anlatım” derslerinde size gerekli –ALT BİLGİLER’le ilgili- yazı ve fotokopiler bulunabileceği gibi bilim, sanat, kültür konularında gazete ve dergi yazıları (küpürleri), yine aynı konularda internet çıktıları, şiirler, özlü sözler,kelime çalışmaları, kişisel gelişim bilgileri, hedeflediğiniz mesleğin alan bilgileri v.b. yer alabilir. Ayrıca, 100 Temel eser dışında okuduğunuz kitapların tanıtımını da ekleyebilirsiniz…

DİKKAT:

1. Dosyanızda okunaklı ve güzel yazı kullanınız. Noktalama ve yazım kurallarına, kağıt düzenine, bölümleri düzenli oluşturmaya, estetik özelliklere ve Türkçeyi özenle kullanmaya dikkat ediniz…

2. Ama her şeyden önemlisi bu dosyanızın “Kişisel  Dil ve Edebiyat Gelişimi” dosyanız, hatta kendi oluşturduğunuz size yararı olacak ilk “Dil-Edebiyat Eseri”niz olacağını/ olması gerektiğini unutmayınız…

3. Dosyanızı günü gününe oluşturunuz. “Daha sonra yazarım, notlar kitap sayfasının kenarında var, arkadaşımdan yararlanır, fotokopi çektiririm” dediğinizde, son dakikada oluşturduğunuz dosyanın size faydası olmayacaktır. Çünkü, tüm yazılı ve sözlü çalışmalarınızın ana kaynağı oluşturacağınız dosyadır. Üstelik, sizin dinleyip yorumladığınız ve not aldığınız bilgiler size daha fazla fayda sağlar, Türkçeniz ve Edebiyatınız bu şekilde gelişir, bunu dikkate alınız…

Unutmayın ki, Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım dersleri kişisel gelişiminiz için birer fırsattır. Hazırlanan iyi bir Edebiyat Dosyasını yaşamınızın her döneminde kullanabilirsiniz.

4. Ürün Dosyasından her dönem bir sözlü notu alacaksınız.
5. Ürün dosyası hakkındaki görüşlerinizi içeren ara değerlendirmeler alınacaktır.

Ürün Dosyası Değerlendirme Tarihleri: Her dönem en az iki kez ara değerlendirme yapılacaktır.(Öğretmen-Öğrenci birlikte)

Kütahya Anadolu Öğretmen Lisesi 10.sınıf Türk Edebiyatı dersinde uygulanan “Ders Dosyası” modeli hazırlanan “TÜRK EDEBİYATI YÖNERGESİ”adlı kitapçıkla öğrencilere 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılı başında verilmiştir.Yönerge rapor sonuna-proje ürünü olarak- eklenmiştir.(Ek 1)

BULGULAR VE YORUM /

B. ÖĞRENCİ ANKETİ BULGU VE YORUMU

(Uygulanan ankette, okullar düzeyinde analiz yoluna gidilmemiştir.Okulların profili yerine kişisel bir çalışma olan “ürün dosyası”nın öğrenci profili ele alınmış, analiz ve yorum öğrencilerin tamamı için yapılmıştır.

I. DERS DOSYASI OLUŞTURMA,DOSYAYI OLUŞTURMANIN AMACI :

Bu bölümde toplam 8 soru sorulmuştur. (Sonuç olarak okullarımızda Ürün dosyası ve oluşturulması kavramı tam olarak kavranmış ve uygulamaya geçmiş gibi görünmüyor. Öğrenciler,defter, dosya,ders dosyası ya da –nadiren de olsa- ürün dosyası oluştursalar da yeni Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım Dersi Eğitim-Öğretim Programının önerdiği ölçekte dosyalama ve ders tekniğinin öğretmenler tarafından uygulamaya geçirilemediği kanaatine varabiliriz.Programın özünün tam olarak anlaşılamadığı ya da uygulamaya karşı bir direnç olduğu görülmektedir.)

II.BÖLÜM:DERS DOSYASINI DEĞERLENDİRME:

Bu bölümde 8 soru sorulmuştur. (Bu bölümün sorularına verilen cevaplardan açıkça görülen şu ki,öğrencilerin ancak %22’si değerlendirme ölçeklerinden en azından bir kısmını yakından tanımaktadır.Öğrencilerin büyük çoğunluğu bu tür ölçekleri dosyalamak, doldurmak şöyle dursun  bu ölçeklerin varlığı konusunda bile tam bir bilgiye sahip değildir. Öğrencilerin % 60 gibi bir bölümü grup çalışması ve grup değerlendirmesi uygulaması görmemiştir. Kendini değerlendirme (Özdeğerlendirme rubriği), arkadaş değerlendirmesi(akran değerlendirme) ve öğretmen değerlendirme ölçeklerini bilmeyen öğrencilerin sayısı çoğunluktadır. Öğretmenlerin değerlendirmesi, belli dönemlerde dosya(defter) inceleme şeklinde kalmaktadır.Öğrencilerin net olarak bildikleri değerlendirme, dönem sonunda  dosyadan (defterden)  “not” almaktır.

III.Bölüm:DERS DOSYASININ İÇERİĞİ

Öğrencilerin üçte birinden biraz fazlasında dersin ve ürün dosyasının nasıl işleneceğine/kullanılacağına dair yönerge/fikir vardır. Öğrencilerin %66’sı ödev aldığını ve yaptığını söylüyor.Üçte birlik bölüme ise ya ödev verilmemekte ya da verilen ödevleri öğrenciler yapmamaktadır.

Defter/dosya tutanlar %60 iken Dil-Edebiyat derslerinde %60’a yakın öğrenci bilmediği kelimeler üzerinde bir çalışma yapmıyor.Bu çok dikkat çekicidir:Ana dilin öğrenildiği,ana dille yorum ve düşünce yollarının kavranıldığı bu derslerde öğrenciler kelime anlamı araştırma gereği duymamaktadır. Görünen odur ki, öğretmenler de öğrencilerinin kelime öğrenmesi adına bir çaba içinde bulunmamaktadır. Öğrencilerin yarısı öğretmen isteği ile  yazma çalışmaları yapmaktadır.Yine öğrencilerin yarısı araştırma çalışması yapmaktadır.

Bu bölümün en çarpıcı bulgusu öğrencilerin “kelime öğrenme” gayreti içine girmemeleri/girdirilmemeleridir.Fotokopi ve araştırma yoluyla bilgiye ulaşmanın sık başvurulan bir yol olduğu bulgusuyla da birleştirirsek öğrenci ve öğretmenlerin “anlama ve yorum” düzeyine ulaşmadıkları, geleneksel yöntemin uzantısı olan ezberin devam ettiği kanısına varabiliriz.    

C.GÖRÜŞME VE GÖZLEMLERİN BULGU VE YORUMLARI:

SONUÇ            

Öğretmen ve öğrenciler “bilgi yığını/bilgi depolaması” fikrinden vazgeçmiş değillerdir. Programların içinde yer alan ve bir şekilde; en azından ölçme değerlendirme ölçeği ile, ürün dosyasının içinde yerini alması gereken (bilgi, beceri, tutum, performans ölçekleri) kazanım şekilleri bilgiye ulaşmada engel ya da zaman kaybı olarak görülmektedir.

YARGI

Ürün dosyası uygulamaları yeterli düzeyde değildir.Ürün dosyası uygulamasının neleri içerdiği,neyi hedeflediği tam olarak bilinmemektedir.Bu yetersiz bilginin ve yaklaşımın sebebi, konu hakkında literatür bilgisine sahip olmamaktan çok; eğitimdeki yeni yaklaşımları uygulamaya taşımaya karşı gösterilen  dirençtir.Öğretmen ve öğrenciler geleneksel öğrenme yönteminin tek doğru yöntem olduğu kanaatini korumaktadır.Öğretmenlerde,Dil-Edebiyat derslerindeki ürün dosyası ve ürün dosyasına bağlı ders içi ve dışı uygulamalarda okul içinde ve okullar arasında bireysellik göze çarpmaktadır.Öğretmenler çalışmalarını ve fikirlerini paylaşımcı ve yeni yöntemleri deneyici görünmemektedir.

Öte yandan,AB Dil Portföyü çalışmalarının neyi hedeflediğini anlamak ve AB standartlarında  dil edebiyat eğitimini yakalayabilmek için  “Ürün Dosyası” uygulaması okullarımızda acilen yaygınlaştırılmalıdır.Eğitimdeki yeni anlayışlar ve öğrenme stilleri öğretmen ve öğrencilerce yeniden gözden geçirilmelidir.Her okul, her öğretmen ve her öğrenci ”Ürün dosyası”nın neden ve nasıl hazırlanması gerektiği, dosyanın öğrenme stilleri ve kişisel gelişimle bağıntısı  konularında bilinçlenmeli;okullar, öğretmenler ve öğrenciler arası işbirliği artmalıdır.Bu şekilde, 2020’lere hazırlanan gençlerimiz donanımlı olarak kişisel gelişimi yakalayabilir.Uygulamalarda; eleştirel düşünen, araştırmacı, proaktif, yeniliğe açık, lider, iletişim gücü yüksek öğretmenlere büyük bir görev ve sorumluk düşmektedir.

ÖNERİLER

BAKANLIĞA ÖNERİLER:

1. MEB Okullarında yeni eğitim programı amaçlarına uygun olarak Dil- Edebiyat dersleri  için oluşturulan ürün dosyasının  AB Dil Portföyü ölçekleri seviyesine getirilmesi için Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenlerinin sıklıkla seminerlere çağrılması ve birlikte hareet etmelerinin sağlanması

2. Dil-Edebiyat öğretmenlerinin performanslarının artırılması için, okullarda (mezun olacak) belli sayıda öğrenciye “Kişisel Dil Portföyü” konusunda Dil-Edebiyat Danışmanlığı yapmalarının sağlanması; danışmanlıklarının ders dışı faaliyet sayılması, isteğe bağlı bu danışmanlıklarının,  öğretmen performansı göstergesi olarak değerlendirilmesi

3. Lisede öğrenim gören gençlerin, belli kriterlere göre hazırlayacakları Kişisel  Dil-Edebiyat Portföyleriyle okullarda Türkçe-Matematik alanı ve Sosyal alanlara geçişte; okullar arasında bir Genel Lise ya da Meslek Lisesinden Sosyal Liselere  ya da bir üst öğrenim kurumuna geçişlerinde referans olarak kullanılmasının sağlanması

4. Eğitimde yeni eğitim anlayışlarının seminerlerin verilmesinin devamının yannda;her şehirde, bölgesel eğiim amacıyla,okullar içinden seçilecek öğretmen ve öğrenci gruplarının kendi okullarına ya da başka okullara periyodik seminer vermesinin sağlanması

5. Her sınıf düzeyinde,”Kelime sayısı/ içeriği/zorluk derecesi ölçeklerine göre” öğrencilerin yeterlilik göstermesi hedeflenen yıllık kelime envanteri oluşturulması.(Her yıl belli sayıda  bilim,sanat, kültür alanlarına ait kelime öğrenilmesi amacına uygun çalışmaların yürütülmesi)

6. Ürün Dosyalarının (Portföylerin) referans olarak kullanılabilmesi için; en azından, her okulun Edebiyat Öğretmenleri Zümresinden okulun “Ürün Dosyası” modelinin (uygulanması kararlaştırılan ölçekleri ile birlikte) istenmesi; bu amaçla, pilot okul uygulamalarının başlatılması. Böylelikle, uygulamada da standart yakalanmasının sağlanması.

7. Avrupa Dil Pasaportu ve AB Dil Portföyü uygulamaları konusunda EARGED çalışmalarının öğretmen, öğrenci ve velilere seminerler yoluyla tanıtılması.

ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER:

1. Öğretmenlerimiz, ürün dosyasının ne olduğunu, amaçlarını yeniden gözden geçirmelidir.

2. AB SÜRECİNDE MEB OKULLARINDA DİL-EDEBİYAT PORTFÖYÜ PROJESİ geliştirildiği takdirde okullarımızdaki Türkçe ve Edebiyat çalışmaları daha sistemli ve daha verimli hale gelecektir. Öğretmenlerimiz yaptıkları/yapacakları ürün dosyası uygulamalarını gözden geçirmelidir.

3. Öğretmenlerimiz, ürün dosyası uygulamalarını yürütürken, ürün dosyasının ve devamında her bireye kendi portföyünü oluşturma yetkinliğini kazandırabilecek çalışmaların; sürecin iyileştirilmesi, sürecin kalitesi (Kaisen) anlayışı ile gerçekleşebileceğini hatırda tutmalıdırlar.

4. Öğretmenler, uygulamadaki zorlukları aşmak için ürün dosyasına kendilerine, derslerine öğrencilerine uygun dosyalama / yazma ara modelleri geliştirmelidir. Bu konuda branş / zümre arkadaşlarının birikiminden yararlanmalıdır.

5. Öğretmenlerimiz, öğrencilerin dil ve edebiyat gelişimlerini ölçmede ortak kriterlere sahip olmalıdır .Onun için öğretmenler arası işbirliği ve diyalog artırılmalıdır.

6. Öğretmenlerimiz, ”Ürün dosyası içinde bulunması öngörülen farklı bilgi ve davranış kazanımları için geliştirilen/geliştirilecek ölçme değerlendirme ölçekleri neler olmalıdır? Bunların sayısı ve niteliği sınırlandırılmalı mıdır?” sorularını düşünmeli ve cevabı hayata geçirmelidir. Uygulanan örneklerden haberdar olmalıdır.

7. Neyi nasıl değerlendirecekleri konularında öğretmenler arasında ortaklık ve işbirliği olması gerekirken; Dil- Edebiyat Ürün Dosyaları ve gelişmiş şekli olan Kişisel Dil Portföylerinin öğrencilerin özgün birer eseri olması gerektiği öğretmenlerimizce   unutulmamalıdır. Bu yüzden dosyalardaki sabit kriterler ve değişken kriterler belirlenmelidir..

8. Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım derslerinden istenen verimin sağlanması için ürün dosyasını ve değerlendirme ölçeklerini -uygulaması gereken- UYGULAYICI ÖĞRETMENLERİN ÖLÇEKLERİ VE MODEL DİL-EDEBİYAT PORTFÖYÜNÜ oluşturmak için birlikte harakete geçmesi, komisyonlar oluşturması gerekmektedir. Komisyonlar; okullar, ilçeler, iller, bölgeler şeklinde oluşturulabilir.

9. En azından, her okulun Edebiyat zümreleri kendi okullarının Dil-Edebiyat Ürün Dosyası profilini çıkarmalı ve ürün dosyalarını uygulama ve değerlendirmede birliktelik yakalamalıdır.

10. Öğretmenlerimiz biz öğrencilerine güvenmelidir. Bizlere “yaşam boyu öğrenme” , ”yaşayarak öğrenme” , ”öğrenmeyi öğrenme” , ”kişisel gelişim” , ”kalite,kaizen” , ”etkili iletişim” konularında model olmalıdır.

ÖĞRENCİLERE ÖNERİLER:

1. Ürün dosyası uygulamasının ne olduğunu ders öğretmeninize sorunuz.

2. Ürün dosyası uygulamasının kişisel gelişiminize kazandırdıracaklarının farkında olunuz. Ürün dosyalarınızın kişisel eserleriniz olduğunu unutmayınız.

3. Ürün dosyası ile paralel yürüyen ve sizi her bir kazanım için değerlendiren değerlendirme ölçeklerini kullanınız; öğretmenlerinizden bu değerlendirme ölçeklerini kullanmasını isteyiniz.

4. Her yıl hazırladığınız “Ürün Dosyaları”nı bir üst yıla saklayınız...

5. Kişisel gelişim için, okuma, yazma, araştırma ve arşivleme alışkanlığı kazanınız.

6. Yeni eğitim yaklaşımlarının “öğrenmeyi öğrenme”,”yaşam boyu öğrenme” temelleri üzerine kurulduğunu; kişisel gelişiminizin önemli olduğunu, bu gelişimi öncelikle kendi isteğinizle ulaşabileceğinizi unutmayınız.

7. AB süreci içinde, bir üst öğrenim kurumunda ve meslek hayatınızda yabancı dilin yanında, ana diliniz için de Kişisel Dil Portföyü istenebileceğini unutmayınız. Bu yüzden her aşamasında dil-edebiyat gelişiminizi takip ederek, bu gelişim göstergelerini dosyalayınız...

8. 2015-2020’li yıllarda Avrupa ülkelerinde okumak ve çalışmak istediğinizde; ister yabancı dil,ister ana dil olsun sizden Kişisel Dil Portföyü istenebileceğini göz ardı etmeyiniz.

GENEL ÖNERİLER:

Son olarak, her attığınız adımla önce derslerde kullandığınız “Ürün dosyaları”nı kaliteli hale getirmenizi; sonra, öğretmen ve öğrenciler olarak,  kişisel “Kişisel Dil-Edebiyat Portföyü”nüze ulaşmanızı öneririz.


Sonuç; “Kitaplarda yazılanları zorla öğrendiler ama içselleştiremediler. Örtük (öznel-pratik) bilgilerini de unuttukları için kimliksiz ve kişiliksiz kaldılar..” 



Ranâ İSLÂM DEĞİRMENCİ
Uzman Türk Edebiyatı Öğretmeni
ranadegirmenci@hotmail.com



PAYLAŞ