Bir Adım Atarsın Dünya Değişir
Yazar: Memiş OKUYUCU   |    Yayın Tarihi: 20 Haziran 2016   |    496 Kişi tarafından görüntülendi.
Tarihi bir meseleyi bir kalemde ifadelendirecek kadar basit görecek olursak bir çok şeyi gözden kaçırırız/kaçırabiliriz...
Osmanlı'nın tarih sahnesinden çekilmesi ile yeryüzündeki bütün müslümanlar başsız kaldı...

Aralarındaki koordinasyon ve dayanışma  koparıldı...Sonra da müslümanların 'birbirlerini, tarihlerini ve birliklerini' anlamamaları için aralarına yüksek, kalın ve aşılması güç bariyerler inşaa edildi...

Kalan parçaların da her birine ayrı ayrı vesayetler yüklenip içerikleri /kodları değiştirilmeye çalışıldı...
İrtibatları kesildi...
Aralarına da tefrikalar ekildi...(Bakınız:Şeyh Efendinin Rüyasındaki Türkiye-İsmail Kara) 
 
Birinci Dünya Savaşında muhtelif cephelerde Osmanlı dağılırken bile; yüz bin kadar Arap asıllı er ve subay Osmanlı ordusunda omuz omuza  bilfiil savaştığı halde 'Araplar bizi arkadan vurdu' yavesiyle yıllarca aramıza husumet tohumları ekilmeye çalışıldı...

Mondros teslim anlaşmasıyla bile teslim olmayı reddeden  Fahrettin Paşa'nın ordusuna yardım ve borç verecek kadar hamiyetli Arap şeyhleri olduğu halde, hep isyan eden Şerif Hüseyin ve 5-8 bin adamı ön plana çıkarılarak aramızda husumet duvarları oluşturulmaya çalışıldı...(Bakınız:Feridun Kandemir-Fahrettin Paşa ve Medine Müdafası)
1982 yılında İngiltere Başbakanı Thatcher, Suudi'ye yapacağı bir ziyarette onlardan 20 Milyar dolar borç isteyeceği haberleri basına düşmüştü...Lise tarih hocamız merhum Kazım Usta; ''şu işe bak, biz batıdan onlar Suudi'den borç istiyor'' diyerek aramızdaki tefrikanın en önemli nedenlerinden birine  dikkat çekmişti...

Yıllar yılı bütün İslam ülkeleri gladyo yapılanmaları ile bölük pörçük edilerek sömürüldü...

Evet kelimenin tam anlamı ile sömürüldü...

İşte o sömürü düzeni ve çarkı Türkiye'de son on yılda kırılmaya başlandı...Müslümanlara adeta küllerinden yeniden doğuş sancıları yaşatmaya başladı Türkiye...

O tarihten/bu hamlelerden  sonra batının bütün şer ve husumet okları Türkiye'ye yöneldi...Şunu askerliğini yapan herkes bilir...Bir savaşı kısa yoldan bitirmenin yolu komuta katını yok etmektir...Türkiye'nin ve çevresinin hedef alınmasının temelinde bu var...

Batı, bütün İslam dünyasını sömürgeleştirme halinin devamının önündeki yegane komuta/idare/liderlik merkezi potansiyeli olarak Türkiye'yi görmekte...

Bu düzenin  önünde engel olarak Türkiye ayağa kalkarsa, bütün İslam Dünyası hatta bütün yeryüzündeki sömürü çarkı kırılacak...
 
9 Aralık 1917'de Kudüs'e girerken Fransız işgal kuvvetleri komutanın söylediği;''Haçlı seferleri işte şimdi bitti' sözü asla hakikati yansıtmamaktadır...Haçlı seferleri daima devam etmektedir...Şu andaki Hilal birliği ve oruçta aynı gün başlamak gibi adımlar Türkiye'nin iradesini koyması ile hayata geçen adımlar...

Anlıyacağınız mesele sadece bir gün meselesi değil...

 
O BİR GÜN SADECE BİR GÜN BİR ADIM DEĞİL...
O BİR GÜN BİR DÜNYADIR...
YENİ BİR DÜNYAYA AÇILAN KAPIDIR!...

EVET BİR ADIM ATARSIN DÜNYA DEĞİŞİR!...

 
Yüzyıllık yalnızlığın sonlandırılıp adım adım birliğe yürüme meselesi...
Sağlıcakla kalın efendim....


PAYLAŞ