İslam: Orta Yol
Yazar: Tahsin YURTTAŞ   |    Yayın Tarihi: 28 Haziran 2016   |    509 Kişi tarafından görüntülendi.

İslam düşünce ve ilim geleneğinde orta, denge ve itidal övülen bir erdem; aşırılıklar ise yerilen bir rezilet olarak kabul edilir.  

Kuran-ı Kerim’de orta halli olmak Müslüman toplumun kimliği olarak şöyle yansıtılır: “Böylece biz sizi, insanlara şahid (örnek) olmanız için orta (vasat) bir ümmet kıldık” (2/Bakara 143) 

Orta/denge/itidalin ise genellikle iki aşırı ucu vardır ve bunlara ifrat ve tefrit denir.  

Örneğin cömertlik övülen bir erdemdir ve orta olanı temsil eder. Bu erdemin ifratı savurganlık ve israf iken, diğer aşırı ucu olan tefriti ise cimriliktir. İslam cömertliğe teşvik eder, cimrilikten sakındırır ve Hz. Peygamber (SAV) cömertleri över. Çünkü cömertlik aşırılıkların arasında kişinin kazanması gereken “orta” yani ölçülü bir alışkanlık durumudur.  

Yine cesaret övülen bir erdemdir ve orta olanı temsil eder. Bu erdemin ifrat noktası her şeye atılganlık göstermek ve cahilce fevri hareketler iken diğer aşırı ucu yani tefriti ise korkaklıktır. 

İffet, kişinin kendi murûetini, itibarını koruyarak gayr-ı meşru aşırılıklardan uzak durması halidir. Bu orta bir erdem olarak hem Müslüman toplumda hem de Kuran’da övülür. Bu erdemin aşırı hali olan zina vb. gayrı meşru ilişkiler ise yerilir. İslam’ın nikahı meşru kabul etmesi ve nikaha teşvik etmesinin sebebi nikahın kişiye iffet kazandıran orta bir fazilet olmasıdır. Nikah, dengeyi, itidali ve meşru ölçüyü temsil ederken kişinin evliliği ve nikahı reddetmesi, din, sağlık ve akıl yönünden bir engel olmadığı halde nikah yerine başka aşırılıklara yönelmesi bir rezilet olarak kabul edilir.  

Orta olanı alışkanlık haline getirmek için bu davranışları gerektiği yerde, gerektiği zamanda ve gerektiği kadar yapmak ya da söylemek gerekir.  

Örneğin konuşmak gereken yerde konuşmak, susmak gerekli olan zaman ve yerde ise susmak ölçülü ve itidalli bir davranıştır. Bu erdem aşırıya kaçıldığında erdem olmaktan çıkar ve fazilet rezilete dönüşür. Bu durumda kişi ya ağzına geleni konuşan bir geveze ya da en basit gerçekleri bile söyleyemeyen ketum bir kimse olarak bilinir.  

Atalarımız ne güzel söylemiş “İşlerin en hayırlısı ortasıdır.” 

Ramazan ve oruç bizi orta olana çağırır, dengeli ve ölçülü bir alışkanlıklar silsilesi kazandırır. 

Bu anlamda vasat olmak ahlaken düşük profilli olmak değildir. Tam aksine ahlaki bir erdem olarak dengeli, mutedil, ölçülü ve makul olmaktır. Fakat bunu kazanmak için erdemli davranışların tekrarı gerekir.  

Ölçü ve tartıda dengeyi tutturmaya çalışmak itidale ve vasat olana uygun erdemli bir davranıştır. Ölçüp biçerken aşırılıklara kaçmak bir fazilet değil rezilettir.  

Allah vasat olanları yani dengeli ve ölçülü bir şekilde düşünüp davrananları sever. Adalet ise hakkını vermek ve itidalli davranmak demektir. Ayet-i Kerime’de şöyle geçer: “Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver çünkü Allah adaletle hükmedenleri sever.” (5/Maide:42) 

Dengeli, vasat, ölçülü itidalli bir toplum ve ümmet olmamız duasıyla yazımızı bitirelim.  

e-mail:yurttastahsin@gmail.com

 



PAYLAŞ