“100” Akımız: 15 Temmuz
Yazar: Kahraman GÜNDÜZ   |    Yayın Tarihi: 17 Eylül 2016   |    757 Kişi tarafından görüntülendi.

"Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında. "

Otuz Beş Yaş – Cahit Sıtkı TARANCI

 

Muhterem Dostlar,

 

Uzunca bir aradan sonra yine karşınızdayım.

 

Bu yazı ile birlikte, Yerli Fikirler sayfasında “dalya” diyorum. Epeyce başınızı ağrıtmışım yani dostlar. Bu yüzüncü yazımda sizlere bir hikâye anlatayım istedim efendim.

 

Şöyle ki:

 

 

Bilirsiniz dostlar; Hz. Süleyman, kurdun, kuşun, karıncanın dilinden anlardı. Günlerden bir gün, bir güvercin Hz. Süleyman’ın huzuruna çıkar ve kanadını kıran bir dervişten şikâyetçi olur.

 

Hz. Süleyman, dervişi de huzuruna çağırarak, güvercinin kanadını neden kırdığını sorar.

 

Derviş anlatır: “Efendim, ben yolumda giderken yolun kenarında bu kuşu gördüm. Yavaş yavaş üzerine doğru gittim. Ben yavaş yavaş yaklaşırken kuş kaçmadı. Oysa kaçması için fırsatı vardı. Ben de kuşun bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam bu arada kuşun kanadı kırıldı.

 

Hz. Süleyman, bu kez de güvercine dönerek “Ey güvercin!” der, “Bak derviş ne söyler. Fırsatın varken sen neden kaçmadın?

 

Güvercin cevaplar: “Efendim, ben dervişi gördüm, yaklaştığını da fark ettim. Lakin üstündeki cübbeyi, başındaki sarığı, elindeki tesbihi görünce ‘Allah dostu bu dervişten bana zarar gelmez’ diye düşündüm, kaçmadım. Niyetinin kötü olduğunu son anda anladım. Kaçmaya çalışırken de olan oldu, kanadım kırıldı. Şikâyetçiyim Efendim.

 

Güvercini de dinleyen Hz. Süleyman kuşu haklı bulur ve dervişe dönerek, ”Güvercini duydun derviş, kısasa kısas gerektir. Senin de kolun kırıla!” der.

 

Güvercin bu karara itiraz eder. Hz. Süleyman şaşırır sebebini sorar.

 

Güvercin “Efendim!” der, “Siz bu dervişin kolunu kırsanız, kolu iyileşince yine kuşlara saldırır. Siz onun üstünden cübbeyi, başından sarığı, elinden tesbihi alın. Biz kuşlar başımızın çaresine bakmasını biliriz.

 

***
 

İşte böyle dostlar. Son iki ayda yaşadıklarımız, kolumuzu kanadımızı kırmış olsa da, nihayetinde sahte “dervişin” üzerinde ne cübbe bıraktı, ne sarık!

 

Beş-on yıl öncesinin “pek muhterem hoca efendi hazretleri” bugün artık Kırmızı Kitap’a girmiş bir terör örgütünün lideri olarak anılıyor.

 

Sevgi, barış, hoşgörü, diyalog” masallarının, kanlı bir gecenin sabahında berhava olduğuna hep birlikte şahit olduğumuz günlerden geçmekteyiz.

 

Halkımızın yedi düvele karşı yazdığı bu kahramanlık destanı, bu Kurtuluş Savaşı, Ortadoğu üzerindeki birçok planı ve haritayı çöpe göndermiştir. Bu destan, dünya halklarına ve demokrasilerine de ilham kaynağı olmuştur.

 

Bugün, darbeye karşı direnen Brezilya sokaklarında dalgalanan Türk bayrakları “oyun kurucular” için ziyadesiyle sinir bozucu olmalı. 

 

  

 

15 Temmuz ruhu ile oyunları ve sinirleri bozmaya devam edeceğiz.

 

Ve bizler, vereceğimiz rahatsızlıkla gurur duyacağız.

 

 

Kalınız sağlıcakla.

 

twitter : @Kahraman_Gunduz



PAYLAŞ