Kusur Aramak
Yazar: Bilal KEMİKLİ   |    Yayın Tarihi: 11 Ekim 2016   |    928 Kişi tarafından görüntülendi.

Sahi, söyler misin? Neden hep başkalarında kusur arıyor, eksiklik görüyorsun? Bu kolayına mı geliyor? Ötekisi eksik veya kusurlu olunca sen tamamlanmış mı olacaksın? Bütün meseleleri halletmiş, sorunları çözmüş mü oluyorsun?

Oysa keşke öncelikle kendine bakabilsen... Dönsen şöyle geriye. Yapıp ettiklerini düşünsen. Hayallerini. Umutlarını. Hayal kırıklıklarını. Kaybettiklerini. Kazandıklarını..

Evet, dönsen şöyle bir bakıversen bıraktığın izlere. O izler içerisinde kaybolan "ben"i bir bulsan. Bir kerecik de olsa kendinle şöyle bir yüzleşsen. Bir halleşsen. Dertleşsen... Ne iyi olur!

İnsan kendisiyle yüzleştikçe, halleşip dertleştikçe kendisi olacak. Kendine bakman da budur zaten. Kendine bakacak bıraktığın izi takip ederek kendinle yüzleşeceksin. O vakit içeride bir yolculuk başlayacak. Bir yola çıkacaksın.

İnsan yola çıkınca, yol ona ayna olur...

Aynaya bakarak başkalarını görürsün. Bu görüşün, öteki görüşten farklı olur. Bu kez kusur ve eksik görsen de onun sebeplerini farklı yerlerde arar o eksikliği tamamlamaya ve o kusuru gidermeye çalışırsın. Yaralara merhem olursun. Derde derman olursun. Oysa sen, başkalarında kusur ararken, eksik görürken esasen yaralara merhem ve dertlere derman olma zahmetine katlanmaktan imtina ediyorsun. Kaçıyorsun. Suçlayarak, kötüleyerek, horlayarak... Kaçıyorsun.

Hayır, şimdi ne kaçma, ne de uzaklaşma zamanı.. Kendine gelme, kendinle yüzleşme zamanı. Aynaya bakma, yola çıkma zamanı.



PAYLAŞ