Şehir Kitabını Okumak
Yazar: Bilal KEMİKLİ   |    Yayın Tarihi: 07 Kasım 2016   |    702 Kişi tarafından görüntülendi.
Pazar gününü, Ankara’dan gelen TİKA’nın genç uzman ve uzman yardımcılarıyla geçirdik. TİKA, dışarıya açılan yüzümüz. Genç arkadaşlarımız, Söğüt’ten Bursa’ya bir tarih-kültür yolculuğuna çıkmışlar. İki güne sığan bir yolculuk.

Onlarla, Tanpınar’ın “Muradiye, sabrın acı meyvesi” diye tanımladığı Muradiye’de buluştuk. Misafirler, Hüdavendigar’dan başlayarak gidilmesi gereken yerlere gitmişler. Ama biz, Muradiye’de ve Ulucami’de birlikte olacağımızı söylemiştik. Öyle de oldu… Osmanlı’nın “iktidar” mücadelesinde kaybeden çelebileri, saraydan uzaklaştırılan hatun kişileri ve eski saraylıları “tâc u tahtı” terk eden ataları Sultan Murad’ın gölgesine sığınmışlardır. Muradiye bir sığınaktır.

O koca çınarın mütevazı türbesinden başlayarak Cem Sultan’a, Şehzade Mustafa’ya ve sair çelebilerimize selam verip, Bursa’nın kayıp mezarlıklarının taşlarından, yıkık medreselerinin, tekkelerinin ve çeşmelerinin kitabelerinden geride kalanların sergilendiği mekânda durduk… İşte orada, Muradiye’nin kalbinde durup Nurettin Topçu’nun Bursa’sını okuduk.

Sordum arkadaşlara, Yıldırm’a uğradınız mı? Maalesef uğramamışlar… Ulucami’nin banisi Yıldırım Beyazıt’ın inşa ettiği Külliye, Bursa’yı teşrif eden Osmanlı Sultanları’nın da unutmak istediği bir semtti. Genç uzmanlar da unutmuşlar. Bizi Yıldırım’ın huzuruna, mürşidinin irtihaliyle bir teselli aramak için İstanbul’dan kalkıp Bursa’ya gelen Topçu götürdü. Topçuyu rahmetle anıp Gümüşlü’ye doğru yola koyulduk.

Yolda hep aklımda şu sorular vardı: Sahi, Niğbolu’da destan yazan Yıldırım, Ulucami’nin banisi… Emir Sultan’ın kayınpederi. Çelebi Mehmet’in babası olan Yıldırım Beyazıt, Ankara’da kaybettiği ve elim bir şekilde dünya ziynetlerinden kaçıp gittiği için mi unutuluyor? Nedendir bu yok saymak? Niçin asırlardır uzak kalınır Yıldırım’dan? Sorular, tarihin o trajik zamanına fetret döneminin kahır dolu demlerine beni alıp götürdü. Bereket versin trafik yoğun değildi, bir çırpıda eriştik Gümüşlü’ye… Burada sabırla Bursa fethini bekleyen beyin, Osman Gazi’nin ve şehrin fâtihi Orhan Gazi’nin meclisinde huzura erdik.

Şehir kitabını, türbelerden, anıtlardan, mezar taşlarından yola çıkarak kısaca okumaya devam ettik.


PAYLAŞ