Mutlak Bir Diriliş
Yazar: Neval ŞAHİNÜÇER   |    Yayın Tarihi: 25 Kasım 2016   |    2045 Kişi tarafından görüntülendi.

“Olimpos Dağı’nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını asla kabullenmeyecektir” Bugün, içinde şaşkın şaşkın dolanıp durduğumuz, o kesif labirentin çıkış kapısına işaret ediyor, Cemil Meriç.

Çağdaş Avrupa’nın icadı kapitalizm ve sömürgecilik, modası geçmeyen modern kölelik düzeni. Güneşin batıdan doğuşunu ispat sayan kıyamet alameti gibi, artistik gösterilerle, aylak zihinlere dayatılan son sürüm medeniyet algısı.

Bu büyülü batılılaşma ve çağdaşlaşma heva ve hevesinin altında uykuya dalan hakikat, ezilmişlerin sevilmeye duyduğu derin iştiyakı mı, aşağılık kompleksi mi, kültürel erozyon mu, Stockholm ve/veya Othello Sendromu mu, zihin göçü mü, yoksa akıl tutulması mı? Cevabını bildiğin sorunun, cevabı olmazmış.

"Eğriyi kendinde arayan, doğruyu kalbinde bulur." buyurur Hz. Mevlana. Batı hegemonyasının alışveriş sepetinden, beğenip ceplerimize doldurduğumuz, yalayıp yuttuğumuz nesi varsa, Ortadoğu ve Anadolu Medeniyeti’nin güneşle arasında örtü bulunmayan, kökleri kutsiyete, dalları arşa uzanan nadide bahçelerinden aşırılmış tohumlarının meyveleridir. Bilgisizliğinden ve cehaletinden, tıpkı içinden çıkıp kabuğunu beğenmeyen salyangoz misali, inancına ve kültürüne duyduğu hicaptan, devşirilmeye ve evrilmeye amade, fıtratına öykünen insanlar da var. İkbal der ki “Himmeti alçak olanlarla aşkın alışverişi olmaz”. Gönlünü ahıra bağlayıp, himmeti rahmetten umanlar da var.

Ezilenlerin coğrafyasında, şahin ölü sülünü avlamaz. Batı ve okyanus ötesi, doğu halklarını insafsızca kategorize edip, “İslamofobi” yaftasıyla etiketlerken ve adeta bir böcek gibi itlaf ederken; birilerinin narkoz almışçasına hala ırktan, dilden, mezhepten, tarihten ve siyasetten övünerek, içten içe kendi anlamına kattığı ayrıcalıklarla avunması ve tek ayak üstünde tekbir getirerek savaş naraları atması gibi orijinal saflıklarımız da var.

Avrupa Birliği'nin bize sundukları bir hologramdır. Batı medeniyetinin bin yıllık tebessümüdür, kendilerinden olmayanları makul gerekçelerle azar azar, yavaş yavaş, sinsi sinsi sindirerek yok etmek. Biz müslümanız onların medeniyet algısı ise kollektif bir ırkçılıktan fazlası değil. Velhasıl dokularımız uyuşmuyor...

İslam, hiç şüphe yok ki iyi ve asil olmanın en doğru ifadesidir. Şirazi’nin dediği gibi "Kafası Zühal Yıldız’ına değen bir padişahla zindanda inleyen züğürdü, başlarına ölüm askeri hücum ettikten sonra, birbirinden ayıramazsın." Allah’ın arzı, yalnız birbirlerine dost olanların hicretine şehadet ediyorsa ve Olimpos Dağı’nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını asla kabullenmeyecekse:

Bugün, Hira Dağı’nın evlatlarının mutlak bir dirilişle, genlerinde muhteşem bir mirası taşıyan kadim doğu uygarlıklarının sentezinden, yüce ve kutsal bir medeniyeti inşa edecek nesillere, duru zihinlere, sarsılmaz bir imana ve en çok da Hira Dağı’nın evladı olduğunu hatırlamaya ihtiyacı var.



PAYLAŞ