Evlenmenin Zehirli Yolu
Yazar: Düşünce Günlüğü   |    Yayın Tarihi: 16 Aralık 2016   |    935 Kişi tarafından görüntülendi.

Salına salına sahneye çıkan sunucu gülücükler saçarak dans ediyor. Müziğin eşliğinde ellerini kaldırıp seyirciye tempo tutturuyor. Kendilerinden geçmiş bu topluluğun dünya umurunda değil. Süs bebekleri gibi giyinen kadınlar ve imaj yaptıklarını sanan erkekler evlenmek adı altında bir araya gelmişler.

Sunucu, gözlerini devire devire dudaklarına iliştirdiği sahte gülüşüyle ekrana kitlenmiş seyircisine sevgi cümleleri söylüyor. Kıyısından ucundan değindiği ülke gündemine dair samimiyetsiz birkaç kelam ettikten sonra konuklarını çağırıyor.

Kadın, çayını almış televizyonun karşısına kurulmuş en sevdiği programı seyretmenin heyecanını yaşıyor. Her gün aynı saatte tüm işlerini halledip sabırsızlıkla bu programı bekliyor. Ne çalan telefon ne de kapı umurunda değil. Birbirlerini tanımaktan ziyade kavgaya dönüşen sözler düellosuna kendi fikrini söylemeyi de ihmal etmiyor. Sesini onlara duyurmak istercesine bağırarak konuşuyor. “Bundan iyisini mi bulacaksın kızım kabul et işte.”

Sunucu genç kıza soruyor:

“Kararın nedir?”

Kız suratı asılmış halde:

“Kriterlerime uymadı.” diyor.

Aslında kız uzun zamandır bu çatı altında rahat yaşamaya alışmış masrafsız yaşamı kaybetmeyi istemiyor. Evlenmekten çok her gün süslenip ekran karşısında olmak çok hoşuna gidiyor.

Kadın zehirlenmiş ruhuyla seyretmeye devam ediyor. Kocasının geldiğinin farkında bile değil. Televizyonun önüne dikilen adamı tersliyor: “Çekil önümden şimdi Sevgi çıkacak Erhan’la ne karar verdi acaba?” deyince kocası:

“Sen bunları seyrettiğinden beridir evin tadı tuzu kalmadı. Yetti artık! Bunların hepsi senaryo oyun oynuyorlar sen de inanıyorsun. Zehirlediler milleti evladınla ilgilenmezsin Sevgi denen kızla ilgilendiğin kadar.” deyip öfkesini dile getiriyor.

“Çekil dedim sana kaçırdım işte bak senin yüzünden.” diyor kadın ağzını buruşturarak.

Adam televizyonu kapatıp karısının karşısına dikiliyor. Kızgın sesle:

“Aile böyle mi kurulur hangi aile bu söyle bana? Terbiyeden yoksun insanların bir araya geldikleri, saygısız gençler ve utanılacak duruma düşürülen boya kutusuna benzeyen yaşlılar. Yalan dolanla iş yapan televizyonla mı olacak düzgün evlilik? Senin gibi nice insanları tuzağa düşürüyorlar farkında değil misin? Aile mahremdir bizim bildiğimiz sokağa düşürdüler yazık çok yazık…”

Kadın kocasını dinlemiyor bile zehir tüm ruhunu ele geçirmiş ve söylenenleri duymamış gibi:

“Şöyle büyüğünden bir televizyon alsak şu duvara takılanlardan ne güzel olur değil mi?”


Gül TANRIVERDİ




PAYLAŞ