Suyun Halleri
Yazar: Fatma BALCI   |    Yayın Tarihi: 30 Aralık 2016   |    1104 Kişi tarafından görüntülendi.
İstanbul’un arka sokakları,
Bohemlerin ayak izleri
ve yürüdükçe katılaşan yalnızlık…
Vesvese kokar, insan sinen her sokak
Yürümesin kimse karda, başı serinken

Kayıp bedenlerde, sokakların ruhu aranır

Her insan bohem, her bohem sokak olur
İstanbul’un pansiyonlarında.
Pansiyon hayatları şeytan sobası,
göz göz odaları şeytan ısıtır…

Tercih meselesidir üşümek veya düşünmek

Ve sadece düşünürken üşümez insan
Şemsiye açmak ne kadar komik olur,
etrafta güneşi düşünen yokken.
Bembeyaz ağaçlara sorulsun,
yapraklarına değmeyen güneş nerde?
Üşüyen el unutsun şemsiyeyi,
taşıdıkça düşünceleri…

Kar; kanun koyucu tek kraldır sokaklarda

Gökten inen, işleyecektir her dokunduğuna.
Cezası; katı halde sıfırı tüketmek.
Termometreleri kırsın hâkimler,
Artık tercih meselesidir, sıvı veya katı olmak

Güneş elinde ışın kılıcı,

kardan adamların boynunda.
Yalnız heykeller, suyun hallerine donuk.
Kardan adamlar, heykellere buzdan balta olacak,
Şehir ısındıkça heykeller yaşasın diye…

Kar kadar cesur değildir yalnızlık;

Yüzme bilmez mesela…
Kar her yere yağar, çocuklar atar kartopunu denize,
Kartopu “içim taştır, boğ beni” der derinliklerde…


Fatma BALCI


PAYLAŞ