Pencere
Yazar: Bilal KEMİKLİ   |    Yayın Tarihi: 10 Şubat 2017   |    682 Kişi tarafından görüntülendi.

Sosyal davranış ve tutumlarımıza, fukaha sedd-i zerâi penceresinden bakarak açıklama getirir… Bu pencere muhkem bir penceredir; toplumun birlik ve dirliğini temin ve tesis eden değerler manzumesini üretmiş, iyi-kötü (hüsn-kubuh) mikyasıyla bir dünya görüşü inşa etmiştir.

Fakihin sedd-i zerâi penceresi, insana bir duruş ve bakış bilinci kazandırıyor...


Bir de tahsiniyat penceresi var… Nezaket ve letafet penceresi. Daima iyi niyetle bakmak, iyi ve güzel olanı görmek, hayra yormak, güzelliği öne çıkarmak. Bu pencere de fakihin tanımladığı bir penceredir; ama oradan bakmak için içimizdeki konağın bir üst katına çıkmamız icab eder… Bu üst katın adı kemâldir. Burada tahsil edilen estetik ve etik değerler, fertten başlayarak toplumun ruhunu adeta bir kanefiçe gibi işlemiş, tanzim ve tamir etmiştir.


Sedd-i zerâi penceresi toplumsal dayanışmanın, huzur ve güvenin yollarını gösterecektir. Tahsiniyat penceresi ise, kemâlin ve irfanın… Sanatın. Farklılıklardaki ahengi görmenin yollarını gösterecektir.


Mesele insanın içinde müheykel bir bina gibi vücud bulan asli konağının farkına varması meselesidir… Bu konağın içini aydınlatan pencerelerden sadece ikisini zikrettim. Daha başka pencereler, cumbalı aydınlıklar var. Ama asli pencereler bu ikisidir. Bu iki pencere seni hem dışardan içeriye doğru aydınlatacak, hem de içeride nura dönüşen o aydınlıkla dışarıya huzur ve neşe saçmana vesile olacaktır.



PAYLAŞ