Camide Düğün
Yazar: Düşünce Günlüğü   |    Yayın Tarihi: 19 Şubat 2017   |    437 Kişi tarafından görüntülendi.
Cennetmekân Muhsin Yazıcıoğlu camide evlenmişti! Ankara Kocatepe Camii’nde bir düğün merasimi yapılmıştı, şaşırmıştım! Çok şaşırmıştım hem de. Camide düğün mü olurdu? Kimseye bir şey dememiştim, ama kafamı epey meşgul etmişti bu. Camide bir evlilik merasimini ilk defa görüyordum ve sanırım oraya gelen herkes de ilk defa şahit oluyordu böylesi bir düğüne. 

Başka bir kimse camide yapmadı düğününü, ilk ve sondu Başkan’ın merasimi. Ben bir daha rastlamadım cami düğününe.

Durup dururken nereden hatırladım değil mi bunu? Hep görüyoruz ya hani, Hristiyanlar doğunca kilisede yapılan bir merasimle başlıyorlar hayatlarına; evlenirken yine kiliseden geçiyorlar aile olmaya; öldüklerinde de zaten oradalar. Yani giriş, gelişme, sonuç kilise etrafında dönüp duruyor. Kilise hayatlarının içinde, onlar kilise içinde.
Bizde ise, cami nicedir hayatın içinde değil! Dışarıda bir yerlerde duruyor öylece. Cumaları toplanıp namazlar kılınıyor. Eyvallah ama hayatlarımız cami merkezli değil; camiler nicedir hayatımızın merkezinde değil! İsimlerimiz verilirken, camide kulağımıza ezan okunmuyor mesela; okunsa ne olurdu? Evliliklerde akla cami asla gelmiyor; kimse düğününü bir camide yapmıyor! Fakat ölünce işte, herkes oraya geliyor; ölüm merasimi orada yapılıyor, uğurlamanın son limanı orası.

Bu nasıl bir dağılmaktır ki camiler bizi toplayamıyor! Sahi çok mu uzaklara düştük acaba…

Cengizhan ORAKÇI



PAYLAŞ