Hilali Beklerken
Yazar: Fatma BALCI   |    Yayın Tarihi: 25 Mayıs 2017   |    419 Kişi tarafından görüntülendi.

Hilali bekleyene selam olsun… Zarafetin, letafetin neşesi… Hurma dalında zamanın hendesesi… Yıldızlarla vaktin billur sesi… 

Gidenlerin hürmetine, kalanların hatırına, gecenin şavkı ayda, ay daima vaktin nazarında… O kutlu nazar üç güzelin seyrinde… Seyr-ü sefer eyledi güzel atlılarla… Her dem beklenirler şevkle iştiyakla… Biz de bekleriz yeni umutlarla yeni nedametlerle… Mah cemali görünsün isteriz üç atlının… Nal sesleri gaflet uykularımızı delsin, yeleleriyle şafaklara doğsun, cehaletimizi kandil kandil aydınlatsın diye bekleriz… Bir kere, iki kere değil her yıl bekleriz… Ne tez ulaşır, ne tez ayrılır menzilden… Miracıdır zamanın, beratıdır anın… Bir makbul duasıdır şehr-i Recep’in, bir kutlu fiilidir şehr-i Şaban’ın, bir ferasetli idrakidir şehr-i Ramazan’ın…

 

Hilali görene selam olsun… O, vahdetin timsali… O, geceyle gündüzü ayıran ipliği… Aydınlıkta kaybettiğini karanlıkta arayanların eri… Fersah fersah denizlerin pusulası, ıssız çöllerin rehberi… Nice fırtınalardan sonra karaya oturan gemi, kum tepelerinden aşan kervandır şimdi vakit… Durulmuştur sular, dinmiştir fırtınalar… Bir dinginlik anıdır üç aylar…

Ayaklar kapıda değil, eller eşiktedir şimdi… Bir çocuğun yaramazlık sonrası annesinin eteğini sıkıca tutması gibi… “Senden başka kime gideyim?” diyerek ağlayan gözler kapıdadır şimdi…

 

Hilali ağırlayana selam olsun… O,  tevazunun mayası, sabrın meyvesi… O, baharın narin çiçeği, bahçenin yedivereni… Gelişi rahmet, duruşu mağfiret, gidişi necattır…

O hep rahmettir de kimimiz gül kimimiz dikendir. O rahmete gül olarak ulaşmak gerekir. O rahmetten önceki hilaller onun içindir. Önce zararlı otları temizler sonra da toprağımızı besler. Kötü davranışlardan arınmadan, iyiliğe meyletmeden o hilali idrak edemeyiz. Şimdi başımızı iki elimizin arasına alıp düşünme zamanıdır. O Büyük Hesap Günü’nden önce hesaba çekme anıdır. Muhasebe mevsimi gelmiştir. Üç aylar ne hoş gelmiştir…

 

Hilali uğurlayana selam olsun… O esenlikle giden, salih ameli ve sabrı tavsiye eden… Bir gecede bin gecenin tohumunu saklayan, ebedi azaptan kurtuluşu muştulayan… İklim iklim selamı yayan, barışı yeşerten… Ne mümbit bir misafirdir, ne cömert bir dosttur! Hastalara şifa, dertlilere devadır. Ayna tutar kendimize, özün özünü gösterir can kafesinde. Kırık kanatlara sargıdır; her kuş, Refik-i Ala’ya uçabilsin diye…

 

Hilali gözetleyene, karşılayana, buyur edene, her gecede arayana selam olsun…

Ataleti hançer gibi delen,  hilmi sancı sancı yüklenen, huzuru besleyen, büyüten, med-cezir gönülleri sabitleyen hilalleri; mah-ı Recep, mah-ı Şaban, mah-ı Ramazan…

 

Hilalin cezbesine gelene selam olsun… O yörüngeden çıkmayana, bu yolun esiri olana binlerce selam olsun… Hilal ile hamdı birleştirenin, su ile bereketlendirenin adıyla selam olsun… İşte onlar vakti üç kere kuşanmıştır; malayaniyle savaşan kılıç gibi… Tefekkür yayıyla eşref-i saati vuran ok gibi… Yakazada ülkeler aşan taht gibi…

Kutlu beldeler vardır, kutlu vakitler, kutlu insanlar… En güzeli de kutlu beldede kutlu bir vakitte kutlu bir insan olabilmektir çünkü zaman ve mekân ruha nüfuz eder. Kutlu bir ruh da zamana ve mekâna işler. Artarak birbirine yansır, birbirinde çoğalır. Her zaman hepsi bir arada denk gelmez ama bir yerden başlamak lazım. Hüsnüniyet ile çıkılacak bu yolda sebat ve gayret olmalı. İlk hilalde kötülüklerimize tövbe etmeli, bir daha işlememeye azmetmeliyiz. İkinci hilalde iyiliklerimizi arttırmalı, üçüncü hilalde çevremizdeki iyilikleri çoğaltmalıyız. Bu mübarek üç ayların atmosferini diğer aylara da taşımalıyız. Bir sonrakinde üst seviyeden başlayabilmek için… Başlamak istediğimiz hayırlı işlere ay hilalken başlarsak daha başarılı oluruz. Kurtulmak istediğimiz kötü alışkanlıklarımız varsa onları da dolunayda azaltabilir, tamamen uzaklaşabiliriz. Kandil geceleri bunun için bir kez daha önemli olur. Üç ayları ve üç aylar içindeki kandil gecelerini şerlerin defi, hayırların fethi için fırsat bilmeli, çaba sarf edilmelidir. Hayatın keşmekeşinden, günlük telaşlardan, kaygılardan sıyrılıp kendimize bakmalı, kendimizi bulmalıyız. Coşkunsak durulmalı, durgunsak coşmalıyız. Sıradanlığa, kapılıp gitmelere meydan okumalı, “Durun, kalabalıklar!” diyebilmeliyiz. İç huzura ve barışa susayan gönüllere bu çağrıyı ulaştırmalı. Başkalarının acılarına merhem olmalı, diğerkâmlıktan korkmamalıyız. Bildiklerimizle amel etmeye çalışmalı, bu iyi amelleri de alışkanlık haline getirmeliyiz.

Önce iliklerimize kadar nedameti hissetmeliyiz. Bilerek ve bilmeyerek yaptığımız hatalara, günahlara tövbe etmeliyiz. Bu hilallerle yenilenmeliyiz. Hayırları yinelemeliyiz. Rahmetinden ümidimizi kesmeden kendimizi inşa etmeliyiz.

 

Muhasebedir müminin her aralığı…

Uykuyla uyanıklık arası, iki iş arası…

Hesap kitaptır her yarası…

Omzundaki defterler ağrısı…

Tövbeyle hafifleyen sancısı…



PAYLAŞ