Ciddi Bir Eğitim Süreci Olarak Ramazan Orucu
Yazar: Prof.Dr.Mehmet Halil ÇİÇEK   |    Yayın Tarihi: 26 Mayıs 2017   |    375 Kişi tarafından görüntülendi.
Allah, insanoğlunu değişik donanımlarla yaratmıştır. Bu donanımlardan biri şehvet diğeri de öfkedir. Şehvet ve öfke, tatmin olmak için sürekli insanı kötülüklere itmekte ve teşvik etmektedir. İnsanlık camiasında baş gösteren tüm fitne, fesat, zulüm, tecavüz ve hak ihlallerinin nedeni bu yetilerin tatmin edilmesidir. Hayatın bir imtihan süreci olması insanın böyle bir yaratılışla yaratılmasını zorunlu kıldı. “Tüm Mülk elinde olan zat ne Yücedir! Ve O her şeye kadirdir. O zat ki, hanginizin daha güzel amel sahibi olduğunu imtihan etmek üzere ölüm ve hayatı yaratmıştır.” (Mülk: 67/1-2) İşte insanın hayatı böyle bir zorunlu sınav sürecinden ibaret olduğu için Allah tüm insanlık tarihi boyunca mürşit olarak peygamberleri göndermiştir. Her bir peygamber esaslı bir rehber, bir yol gösterici ve ciddi bir eğitimcidir. Hattızatında her bir din, insanlık alemi için erdemli ve medenî bir hayatın programıdır. Böylece insan dine girmekle hayat boyu devam eden bir eğitim sürecine girmiş olur. Dinin her bir hükmü ve her bir ibadeti insanlık kalitesini yükseltmeye yönelik bir eğitim ilkesidir. Dinin özellikle İslam’ın emrettiği salih/erdemli amellerin her biri aynı zamanda ahlakî ve insanî bir eğitimi de beraberinde getirmektedir. Kur’an’ın “Namazı dosdoğru kıl. Zira namaz fühşiyattan ve kötülüklerden alı koymaktadır” (Ankebut: 29/45) şeklindeki beyanı bu gerçeği çok somut bir şekilde ifade etmektedir. Yine Kur’an’ın “Allah adaleti, ihsanı ve akrabalara vermeyi/malî yardımda bulunmayı emr etmekte; fuhşiyatı, (islam’ın çirkin saydığı) münkerleri ve zulmü yasaklamaktadır” (Nahl: 16/90) şeklindeki beyanı, Kur’an’ın insanlık için ön gördüğü hayat tarzı ve eğitim modeli hususunda yeteri bir kanaat vermektedir. Bunun gibi İslam’ın amir olduğu tüm ibadetler istisnasız bir eğitimi temsil etmektedir. Bu eğitim ya bedenî, ya ahlakî, ya da düşünseldir. Örneğin abdest bedenî bir temizlik eğitimidir, insanlar hakkında kötü zanda bulunmamak düşünsel bir eğitimdir; zekat ise malî bir eğitimdir.
İşte bu çerçevede Ramazan-ı şerifteki oruç ibadeti, insan eğitiminde çok yönlü ve çok farklı bir etkiye sahip mükemmel ve harika bir eğitim sürecidir. Bu, fazla kafa yormadan anlaşılabilen bir gerçektir. Hz. Peygamberin kutsî bir hadiste Allah’ın şöyle buyurduğunu demesi de orucun nasıl bir farklı ibadet olduğunu ortaya koymaktadır: “Adem oğlunun tüm ibadetleri kendisi içindir. Oruç müstesna. Çünkü o benim içindir; onun da mükafatını ancak ben veririm”
Oruç hakkındaki nebevî beyanlara bakıldığında orucun eğitim merkezli bir ibadet olduğu hemen fark edilmektedir. Bu gerçeği insanlara hatırlatmak için hikmetli kitabımız orucu emreden ayetin sonunda “Umulur ki, takvalı olursunuz”(Bakara: 2/183) diyerek “takva” ifadesiyle orucun gayesinin her türlü günah ve kötülükten arınma olduğunu bildirmektedir. Oruçla ilgili Bakara suresinde orucu konu edinen 4. ayet olan 187. ayetin sonunda da takvaya vurgu yapılması orucun insan eğitimini hedefleyen bir ibadet olduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Hadisler de bu gerçeği net bir şekilde dile getirmektedir. Resulullah sallellahu ‘aleyhi ve sellem’in “her kim yalan söylemeyi, öfkelenmeyi ve öfkeli davranmayı bırakmazsa Allah’ın onun yemesini ve içmesini terk etmesine ihtiyacı yoktur” (İbnu Maceh, es-Sünen, 2, 591), başka bir hadiste de: “Birçok oruç tutan vardır ki, orucundan sadece ona açlık kalmaktadır. Birçok gece namazına kalkan da vardır ki, ona uykusuzluktan başka bir şey kalmamaktadır.” (Nesai, es-Sünen, 2/239) Aslında orucun ciddi bir eğitim süreci olduğunu ifade etme hususunda bu iki hadis sözün bittiği noktayı ifade etmektedir. O halde orucun yoğun bir manevî terbiye iklimi olduğunun farkında olmamız gerekir. Bu farkındalık bilinciyle Ramazan orucunun bir eğitim süreci olduğunu anlamamız ve Ramazanı da o şekilde karşılama gayretinde olmamız gerekir. Efendimizin beyanları da bunu net bir şekilde ifade etmektedir.
Şu halde oruç sadece anlamsız bir ağız bağlama, aç ve susuz kalma süreci asla değildir.
Oruç, insanı maddeten, manen ve ruhen yücelten bir eğitim sürecidir.
Oruç, başka insanların dert ve sıkıntılarıyla yüzleşme sürecidir.
Oruç, başkasının çektiği bazı sıkıntıları kişiye bilfiil yaşatma ve katlanabilme alışkanlığını kazandıran pratik bir eğitim kursudur.
Oruç, bütün kötülüklerden arınarak fazilet ve erdemi yayabilme provasıdır.
Oruç, Allah’a psikolojik, biyolojik olarak teslim olma ve bu çerçevede haz ve lezzetlerden heves ve şehvetlerden arınma sürecidir.  
Asıl oruç, harama karşı olan oruçtur.
Öte yandan oruç rahmet, bereket, mağfiretin bolca yayıldığı, mümin kullar üzerine sağnak sağnak yağdığı yüce bir hayır mevsimidir.
Bu vesileyle Ramazan ayı bereket ve mağfiret ikliminde tövbe ederek tüm günahlardan arınma ayıdır.
Ramazan ayı her türlü erdem ve fazileti kuşanma kampanyasının başlatıldığı bir aydır.  
Mümin bu süreçten ne kadar daha fazla müstefit olmaya gayret ederse o kadar karlı ve kazançlı olur. Her şeyden önce mümin bir kimse için oruç, özellikle İslamî hayat tarzının var olduğu ve manevî bir atmosferin egemen olduğu bir ortamda gerçekleştirdiği bireysel ve toplumsal insanî duyarlılık açısından çok yönlü, çok farklı ve çok anlamlı terbiyevî bir süreçtir.
 


PAYLAŞ