Fetö Görünümlü ABD Darbesi/Kalkışması
Yazar: Prof. Dr. Mustafa BUDAK   |    Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2017   |    278 Kişi tarafından görüntülendi.

Peşinen söylemeliyim ki,15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde TSK içinde bir grup FETÖ Çetesi askerin kalkışma girişimi, TBMM ve Cumhurbaşkanının şahsında temsil edilen Türkiye'nin istiklalini yok etmeyi amaçlamıştır. Nitekim, bu hainlerin yaptıklarına bakıldığında bugüne kadar darbeler görmüş Türkiye'de daha önceki darbecilere rahmet okutacak işler yapılmıştır. Öyle ki, TBMM bombalanmış, halkın üzerine ateş açılmış; Türk emniyetinin göz bebeği özel harekat merkezine saldırılmıştır. Bunun sonucunda onlarca insan şehit edilmiş ve yaralanmıştır. En önemlisi, Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatı hedef alınmıştır.


Bu gelişmelere biz niçin "FETÖ GÖRÜNÜMLÜ ABD DARBESİ" diyoruz. Çünkü, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerinde yapılmamış işlere (TBMM bombalanması, halka ateş açılması ve C.başkanının öldürülmesi) tevessül edilmiştir. İşte bundan dolayı bu kalkışma ABD patentlidir.Bunu sadece biz söylemiyoruz; ABD'liler de söylemektedir.Mesela, eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın Özel Kalem Müdürü Lawrence Wilkerson, “Bence John Brennan (CİA Başkanı) ve diğerlerinin Türkiye'de neler olup bittiğinden haberdar olduklarına şüphe yok" diyerek ABD'nin FETÖ darbe girişiminde rolü olduğunu belirtmiştir. Ona göre, ABD, çıkarlarına 'düşman' olarak gördüğü hükümetleri değiştirmek için siyasi ya da askeri araçları kullanmıştır. Sanki, Türkiye'de olup bitenleri tarif etmektedir.


Anlaşılıyor ki bu ABD'linin söylediği gibi bu iş, Amerikan istihbaratının işidir. Gazeteci Ahmet Takan'ın iddiasına göre Türk F 16'larının ABD'li pilotlarca kullanma ihtimali mevcuttur. Olabilir. Diyorum ki hainliğin de bir sınırı olsa gerek!. Meclisini bombalayacak, halkına ateş açacak ve Cumhurbaşkanını öldürecek kadar kinlenmiş bir Türk askerini her şeye rağmen düşünmek istemiyorum. Bu hal/metot, ABD'nin kendi çıkarlarının tehlikeye girdiği üçüncü dünya ülkelerinde uyguladığı darbe yöntemlerine benzemektedir. Bunlar, tıpkı Irak'da Saddam'a, Libya'da Kaddafi'ye yaptıklarını sayın Cumhurbaşkanımıza yapacaklar/yaptıracaklar idi. Yani, Cumhurbaşkanımızı öldürecekler ve ölüsünü sokaklarda insanlara linç ettireceklerdi. Üstelik, ülkede iç savaş çıkacaktı/çıkarılacaktı


Eğer bu işi başarsaydılar bu hainler ile onların patronlarının hem Türk milletine ve hem de bütün dünya Müslümanlarına verecekleri mesaj açıktı: "Bize karşı çıkanın akibeti budur!"


Yüce Rabbim onlara fırsat vermedi; büyük Türk milletini korudu. Millet de bir Arap televizyon sunucusunun söylediği gibi "vatan nasıl savunulur, bunu bütün dünyaya gösterdi."

Not: 
21.7.2016 tarihinde yayınlanan bu yazı güncelliğine binaen, bu hadisenin yıldönümünde tekrar yayınlanmıştır.



PAYLAŞ