Eğitim Meselelerimiz Üzerine Sohbet -1
Yazar: Bilal KEMİKLİ   |    Yayın Tarihi: 06 Ağustos 2017   |    304 Kişi tarafından görüntülendi.

Geçenlerde Sivas'ta aile efradıyla, yeğenlerimle, genç anne-babalarla çocuklarımız ve eğitim meselesini konuşuyorduk... Bir küçük çalıştay.

Ev sohbeti, ama kelimenin tam anlamıyla çalıştay... Meslek guruplarını söyleyeyim; öğretmen, sosyal hizmet uzmanı, bankacı, tekniker, lisan ve yüksek lisan talebesi, doktora talebesi ve lise talebesi... En önemlisi tecrübeli anneler ve babalar vardı meclisimizde.

Moderatörlük bana kaldı ve merak ettiğim şu soruyu sordum:

Çocuklarımızı etkileyen, onları okumaktan, öğrenmekten alı koyan, ev hayatında yalnızlaştıran ve sosyal hayattan uzaklaştıran şey/şeyler nelerdir?

Özellikle rehberlik öğretmenine gelen soru/sorunlar, yetişme yurtlarındaki devletimizin baktığı çocuklarımız ve ailelerin beklentileri açısından bu soruya cevap arayalım, dedim.

Okul-aile rabıtasından başlayarak çarşıya, sokağa kadar yansıyan meselelerimize eğitim açısından baktık... Hakikaten güzel tespitler yapıldı.. Mesela "benlik algısı" ve "kişilik gelişimi" konusunda ciddi sorunlarımız olduğunu söylediler. Bilhassa ortaöğretimde, tam da gelişme çağında bu sorunlara makul cevaplar bulamayan gençlerimizin kendilerini boşlukta hissettiklerini söylediler. Bu boşluğu doldurmak, ego tatmini ve kendini göstermek için şiddete ve madde bağımlılığına meyleden çocuklar... Kendini değersiz hissetme duygusu ve bunun yol açtığı haddini bilmeme meselesi...

Daha pek çok tespitler yaptı genç öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz... Söz dönüp dolaştı, "sağlıklı aile" kavramına geldi. Okul, elbette önemli. Lakin, aile eğer sağlıklı değil ise, çocuğa okul ne kazandıracak?

Bizim mini çalıştayımızda çıkardığım sonuçları zaman zaman burada paylaşacağım...

Çünkü çocuklarımız önemli. Ama en önemlisi, o çocuğa hayat veren aile...

Ailede huzur olmaz ise, çocuk huzuru nereden öğrenecek?

Aile içi minik eğitim çalıştayında, ablamın çayın eşliğinde gençlerimizin meselelerini konuşmaya devam ettik.

Kişiliğin oluşumunda ailenin öneminden söz ettik… Ama aileyi tamamlayan bir başka şey daha vardı; benim sıkça dile getirdiğim “muhit” kavramı üzerinde biraz durduk. Aile tek başına ne kadar mücadele edecek? Bu bakımdan bahçe, sokak ve çarşı önemli. Daha da önemlisi “kültürel muhit”.

Bir sanatla veya sporla meşgul olan çocukların daha sağlıklı, özgüven sahibi olduklarını görüyoruz. Becerisi gelişiyor, kendini keşfediyor. İşte muhit bu…

İnsanı cemiyete kazandıran okul, muhittir.

Aile içinde bazen “sen yapamazsın, edemezsin, bize icat çıkarma” gibi koruyucu refleksleri, öğrenilmiş çaresizliğe sebep olabiliyor. Benlik algısını menfi yönden etkiliyor. Kıskanç, öfkeli tiplerin yetişmesine sebep oluyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden bazı belediyelerin son yıllarda yaygınlaştırdığı izcilik, sanat kursları, spor etkinlikleri gibi projeler, muhit inşasına katkı sağlar. Çocukların kendilerini ispat edecekleri alanları keşfetmesine katkı sağlar.

Asıl sorun: Çocuklardaki özgüven yitimi

Yapamama, başaramama duygusu. Bunun önüne geçilmeli. Ama bu konudaki çabalar, aşırı özgüven duygusuna da sebep olmamalı.

Çünkü başarı duygusunu aşırı yaşayan öğrenciler, ders saatlerinde öğretmenlerini yeterince dinlemiyor, ben zaten yaparım duygusuyla başka işlere odaklanıyor. Oysa eğitim denge işidir. Dengeli, tutarlı nesiller yetiştirmek için çaba sarf etmeliyiz.

Bu notlara devam edeceğim...

 



PAYLAŞ