Okuma Alışkanlığı Kazanmak
Yazar: Sırrı ER   |    Yayın Tarihi: 12 Eylül 2017   |    475 Kişi tarafından görüntülendi.
Son "nüfus sayımı" sonucuna göre seksen milyona dayanmış olan nüfusumuz, her geçen gün daha da çoğalıyor. Ülke nüfusumuzun yarıdan fazlası çocuklardan ve gençlerden oluşmaktadır.  
İnsan, bu dünyada yaşadığı süre içinde çeşitli devreler geçirir. Her devrenin kendine has özellik ve güzellikleri vardır. Bu zaman dilimlerinin en önemlisi "iyi alışkanlıkların kazanılması için bir fırsat" olan gençlik çağıdır. Bu yıllarda "yaş iken eğilme" çağını yaşayan insan, yaşantısına bir yön çizme ve karakterini oluşturma çabası içindedir. Çünkü bu yaşlarda kazanılan davranışlar, alışkanlıklar, fikirlerve değer yargıları, kişiyi bir ömür boyunca etkilemektedir. İnsanlar alışkanlıklarından kolay vazgeçemezler. Bu zaafımız bilindiği için daha işin başındayken gençlere bazı konularda yardımcı olmamız gerekiyor. Gençlerimizin birçok sorunları vardır. Bu sorunların çözümlenmesinde bizlere de çeşitli görevler düşmektedir. Onları huzurlu bir yaşantıya kavuşturmak için çalışmalı, yardımlarımızı esirgememeliyiz.  Sadece bizim çabamız çözüm için yeterli olmayabilir. Çünkü bir hastanın iyileşmesi için yalnızca doktorun gayreti yetmez. Hasta da kendini korumalı, zararlı maddelerden kaçınmalıdır. 
Bu nedenle, gençlerin de yerine getirmesi gereken görev ve sorumlulukları vardır. Biz, hayatlarının baharını yaşayan gençlerle olumlu ilişkiler içine girip, iyi örnek olmalıyız ki, onları topluma ve millete faydalı insanlar olarak yetiştirebilelim. Aksi hâlde, istikbalden emin olmak mümkün değildir. 
Gençlerimizin en önemli eksikliklerinden biri okuma alışkanlıklarının olmamasıdır. Bazı gençler yeni bilgiler öğrenmek için gayret göstermediklerinden, kültürel bakımdan zayıf yetişiyorlar. Gençlik çağında edinilen kültür önemlidir. Maalesef öğrencilerin büyük bölümü ders kitaplarından başka yayın okumuyorlar. Gençlerin birçok şeye meraklı oldukları bu yaşlarda okumaya karşı olan ilgisizliklerinin nedeni ne olabilir acaba? 
Lise öğrencileri arasında yaptığım bir anket sonucunda şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı. Bazı öğrenciler hayatlarında hiç roman okumadıklarını belirtmişlerdi. İsteyenlere okumaları için kitaplar getirebileceğimi söyledim. Teklifime ilgisiz ve isteksiz davrandılar. 
Zamanlarının çoğunu faydasız ve gereksiz işler yaparak geçirdikleri hâlde, okumak için hiç vakit ayırmıyorlar.Toplumun her kesiminde çeşitli sebeplerden dolayı okumaya olan ilgisizlik her geçen gün daha da artıyor. Bunu yalnızca maddî imkânsızlığa bağlamak doğru değildir. Faydasız şeylere para harcamaktan çekinmeyenler kültür, edebiyat ve eğitimle ilgili yayınlara para vermeye kıyamıyorlar. "Gençlerimiz okumuyor, kültürsüz yetişiyor" diye feryat edenler ise bu konunun çözümlenmesi için kısmî bir fedakârlığa bile yanaşmıyorlar. Yalnız iyi dilek ve tavsiyelerle sorun çözülmüyor. 
Boş vakitlerimizde çeşitli eserleri okumalıyız. Davranış şeklimizle gençlere örnek olmalıyız. Bize gerekli olan bilgileri çeşitli kaynaklardan öğrenmeliyiz, öğrenmenin yolu okumaktan geçer. "Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığı" kabul edilen bir gerçektir. Bilgili bir kişi olmak istiyorsak "oku" emrinin ışığı altında toplanmalı, okumalı ve okutmalıyız. Bıkmadan ve usanmadan, hem de "beşikten mezara kadar". Ancak bu yolla amaçlarımıza ulaşabilir, daha güzel geleceklere kavuşabiliriz. 


PAYLAŞ