Okulda İlk Gün
Yazar: Bilal KEMİKLİ   |    Yayın Tarihi: 22 Eylül 2017   |    547 Kişi tarafından görüntülendi.

Son günlerde evlerimizde büyük bir heyecan var. Bir telaş, bir telaş… Yarın yeni eğitim öğretim dönemi başlayacak. Çocuklarımız uzunca bir tatil dönemini geride bıraktı, dinlendiler, yeni tecrübeler kazandılar. Şimdi okullarına koşacak, arkadaşlarına ve öğretmenlerine kavuşacaklar. 

Esasen bu sene asıl heyecanı geçen hafta yaşadık. Çünkü minikler okula bir hafta önce başladılar. Evlerin bahçelerinden çıkıp, minnacık parmaklarıyla tuttukları annelerinin, babalarının ellerinde okula koştular. Artık okullu oldular, sınıfları doldurdular.

O ilk günün heyecanını, okullu olmanın verdiği sevinci hala unutamam. Ama asıl unutamadığım, kızımın küçük ellerinden tutup okula götürdüğüm gündür. Biraz çekingen, “baba ne olur eve gidelim” sözleri arasında okul bahçesine geldiğimiz o ilk günü. Bahçe sanki büyülü bir yerdi… Evden çıkıp okula gelinceye kadar “geri dönelim, eve gidelim” diyen yavrucak birden arkadaşlarının arasına karışmanın, sıraya geçmenin heyecanıyla evi de beni de oracıkta unutmuştu. Artık yeni bir yuvası daha vardı. Sonraki günlerde rengârenk resimlerle süslü ders kitapları, fişler ve her gün öğrendiği yeni bilgilerle okul yolu şenlenmişti.

Kızımdaki o şen bakışları da hala unutamam. Okullu olmak, okumak; okumak, öğrenmek; öğrenmek de şenlenmekti. Şen ol yavrucak, her zaman şen ol. Doğru bilgi, seni hayata hazırlayan her yeni bilgi şenliğini artırsın.

Geçen hafta küçük kızımı dershaneye götürdüm. Dönüşte, yolumun üzerindeki bir ilköğretim okulunun önünde durdum, çocuklarını ellerinden tutmuş götüren anneleri ve babaları seyrettim. O unutamadığım ilk günün heyecanıyla… Çocuklar, rengârenk çantalarıyla, temiz ve güzel formalarıyla okulun bahçesinde kendilerinden geçmiştiler. Durdum, birkaç dakika onları seyrettim. İşte bunlar, bizim geleceğimiz, yarınlarımız. Ben okul bahçesinde onları ve bahçenin dışında heyecanla bekleyen velileri seyrederken, aslında millet olarak yaşayacağımız kutlu yarınları seyrettim. Bilgi dolu, heyecan dolu, sevgi dolu çocukların kuracağı yarınları!

Millet olarak sadece bilgiye değil, heyecana ve sevgiye çok ihtiyacımız var. Çünkü değişim ve dönüşüm, heyecanla ve sevgiyle oluyor… Gözler pırıl pırıl ışık saçmalı… Güzel düşler olmalı… Güzel hayaller. Korkmadan ve çekinmeden düşündüklerini söyleyebilen, işlerinde ve davranışlarında haysiyetli ve şerefli, özel hayatında milli değerlere bağlı, içiyle dışını onarmış, mutlu insanlar olmalı. İşte bizi yarınlara taşıyacak bu insandır. Yoksa gözleri matlaşmış, alıngan bakan; düş kurmayı bilmeyen ve hayalleri takdir edilmeyen, aşağılanan; ortamına göre konuşup sadece günü kurtarma çabasında olan kaygı ve endişe yüklü insan değil. Kaygı ve endişe yüklü insan, dünyanın en büyük bilgini de olsa kimseye bir şey veremez, paylaşamaz, tecrübelerini kamu yararına sunamaz.

O okula başlanan ilk gündeki heyecan! O masum, ama ışık dolu bakışlar, heyecanlı oyunlar ve paylaşılan hayaller… O ilk günler.

Evlerde büyük bir heyecan var. Yarın okullar doluyor. Cıvıl cıvıl, rengârenk, enerji dolu o minik yüreklerin heyecanı hiç bitmesin. Yarınlarımız bu sevgiyle, bu heyecanla demlensin. Hayırlı olsun, yeni eğitim ve öğretim yılı.

 



PAYLAŞ