Yine Aylardan Kasım…
Yazar: Fatma BALCI   |    Yayın Tarihi: 01 Kasım 2017   |    325 Kişi tarafından görüntülendi.

Bir kelime yazacak kadar mürekkebim olsa yine sarıyı yazardım. Safrandan tütüne, balköpüğünden kehribara kadar bütün tonları dağılırdı kâğıtta. 
Ne hazanın hüznü ne yağmurun elemi olurdu satırlarda. Sadece kasım dile gelirdi. 

Sarışın gülüşlerin ve zerrin bulutların ufkunda ben yine 
Bu çorak toprakların sonbaharını sevdim en çok. Yağmurlara hasret topraklarında ve yüreklerinde bir yaprak gibi kurumak ya da ertelemek sevinçleri bir başka bahara. Sarı sevdaların ve turuncu ümitlerin memleket-i hazanlarında, bir başka cümle kurdum ve konuşmadım.” yazardım.

Kasıma yeminler olsun, kasımın sancı sancı büyüttüğü sarıya, neşeye ve hayata... Kasem üstüne kasem, bir de kasımla büyüyen her tutkuya... Bilirdim kasım aslında yüzdelik dilimlerin, istatistiklerin ve kar paylarının hesabıdır. Kısım kısım insanlar ayrılır, hasım hısım demeden seçim ve siyaset konuşulur, ümit ve hüsranla bir ay daha geçer giderdi.
Olsun ben kasımı böyle karşılardım aslında, papatya soluğu ellerimle sarı hikâyeler yazardım her kasımda...

Hikâyelerim yaşadıklarım değil yaşamak istediklerimdi her zaman. Hatıradan hayale kaçıştı her yaprak. Kelimeler hazan, yapraklar hüzün, işte kasım işte güzün…

Kasımın sakladığı neşeyi severdim. Kasıma sığmayan ümitleri… Kasımın bağrında yeşeren her aşkın kök salacağına inanırdım. Kasımla doğan her güzelliğe, her iyiliğe bağlanırdım.

“Hüzün yüzünde susardı güzün” diyen şair gibi hisliydi kasım. Kasım önce küstürür sonra barıştırırdı. Kasım önce ayırır sonra kavuştururdu. Kasım göklerin kalp ayarı, yerlerin göz kararıydı… Biraz sarı, biraz kızıl, biraz gri belki… Ayaklarda ıslak yapraklar, dudaklarda yarım şarkılar:

“Yine aylardan kasım…”



PAYLAŞ