Bibliyoman
Yazar: Fatma BALCI   |    Yayın Tarihi: 12 Kasım 2017   |    384 Kişi tarafından görüntülendi.

Toprağa ve polene alerjisi olan bir çocuktum. 

Steril odalarda kitap okumaktı tek avuntum. 

Akranlarım ip atlarken ben kitaplardan kitaplara koşuyordum. 

Cambazhaneleri, biletçi kızları,  

Afrika’daki elmaslarla kararan ak elleri tanıyordum fakat 

Buğdayla arpanın farkını bilmiyor,  

Ayvalardan kışın sertliğini anlayamıyordum. 

 

Toprağa dokunmadan, çiçeği koklayamadan geçen bir çocukluk… 

Daha okuma bilmezken resimlere bakarak okurdum kitapları. 

Hayalleri kelimelere sığmayan bir çocuktum. 

İlkokulda kütüphanecilik kolundaydım  

Koskoca kitaplar koluma sığmıyordu. 

Okudum, okudum… 

Arkadaşlarımla aramda sayfalardan duvarlar ördüm. 

Ben onların oyunlarını bilmiyordum onlar da  

Benim kitap kahramanlarımı… 

 

Ortaokulda okula yedek kitaplarla giderdim. 

Korkardım; ya kitabım biterse nâparım derdim. 

Gündüzleri hayata dokunmama izin vermeyen fanus, 

Geceleri, yıldızları göstermeyen yorgandı kitaplar… 

 

Lisede okudum klasikleri, doğu-batı felsefelerini. 

Körpe gözlerimde yaşanmamış acıların karalanmış hüznü vardı. 

Yalnızız’daki Samim Bey gibi ütopyalar, 

1984’deki gibi yalnızlık kuruyordu beynimin satır araları. 

Özdeyişler ezberlemiş hafızam, satırlar çizmiş ellerim 

Bir köşede sırlarını anlatmak için yıllarca beklemiş ruhum… 

 

Gördüm ilahlık taslayan yazarları kitaplarda, 

Kaderler çizen şairler bildim mısralarda. 

Göklerden kitap gelenlere baktım sonra: 
hepsi çobandı ve “ben okuma bilmem” diyenler vardı aralarında. 

Demek ki, önce kâinat okunacaktı, bir yaprağın şarkısı, 

Yağmurun şırıltısı, kuşların cıvıltısı… 

Hüdhüd’ü işitmeden, karıncayı dinlemeden,  

Hurma kütüğünün iniltisini duymadan 

Okunanlar yalanmış öğrendim. 

Ve bütün kitaplar tek bir kitabı anlamak için okunurmuş bildim. 



PAYLAŞ