8. Ölüm Yıl Dönümünde Rıfkı Kaymaz
Yazar: Sırrı ER   |    Yayın Tarihi: 24 Şubat 2018   |    178 Kişi tarafından görüntülendi.

Şair, yazar, hattat,  eğitimci Rıfkı Kaymaz 8 yıl önce, 60 yaşındayken, geçirdiği kalp krizi nedeniyle  vefat etmişti. Zaman ne kadar hızlı geçiyor… 25 yıl süren dostluğumuzdan geriye yüzlerce anı kaldı. Güzel insandı, adam gibi adamdı. Temiz siması, tebessümü gözlerimin önünde şu an.

Benim ağabeyim, ustam, en yakın dostum, iş ortağım, örnek aldığım şahıstı.  Ufkumu açtı; yayıncılığı öğretti, yaşayan şair ve yazarlarla tanıştırdı. Onu anlatmak için bazen kelimeler kifayetsiz kalır. Bildiğiniz gibi bazı haller anlatılmaz, yaşanır. O, kendisini tanıyan herkesin sevdiği ve saygı duyduğu bir gönül adamıydı. Ondaki tevazu ve edep hemen dikkat çekerdi. Kimseyle tartışmaz, sesini yükseltmez, gönül kırmaz bir dervişti.

Öğrencilerini unutmaz, fırsat buldukça ziyaret ederdi. İlk anda aklıma gelen iki öğrencisi Adnan Öksüz ve Abdullah Akkaya’dır. Onlar da hocalarını çok severler, saygıda kusur etmezlerdi.

2010 yılında ansızın ebedi âleme hicret eden ağabeyim beni yalnız bıraktı, sanki kanadı kırık bir kuş gibi oldum ya da sudan çıkmış bir balık…Şaşkın, kimsesiz, çaresiz…

Onun yokluğuna alışmam çok zor oldu… Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen hâlâ bazı dostlarımız, “seni görünce rahmetli Rıfkı Bey’i hatırlıyoruz” diyorlar. Bu cümleyi en son söyleyen iki şahıs, Rasim Özdenören ve Hüsnü Aktaş Hoca oldu. Onlar böyle deyince benim gözlerim yaşarıyor.

Sevgili ağabeyim, sekiz seneden beri sensizim… Sırrı kardeşin seni çok özledi, seni defalarca rüyasında gördü. İnşallah ebedi âlemde görüşürüz. Mekanın ve makamın Cennet olur inşallah.

Ansızın çekip gittin, nerden çıktı bu vedâ

Kurşun muydu o sözler, gidiyorum elvedâ



PAYLAŞ