Tarihe Not
Yazar: Düşünce Günlüğü   |    Yayın Tarihi: 04 Haziran 2018   |    301 Kişi tarafından görüntülendi.
Ali Koç'un Fenerbahçe spor kulübünün başkanı olması, dış güçlerin ülkemizde kaos ortamı oluşturacak potansiyele sahip oluşunun ciddi bir göstergesidir.
Daha ilk konuşmasında kendisinden talimat gelmesi durumunda Fenerbahçelilerin sokağa dökülmesini istemiştir. Ali Koç'un -Fetö'nün de bağlı olduğu-İskoçya locasının adayı olduğu unutulmamalıdır. 
 
Aziz Yıldırım’ın FB kongre üyeliğini ucuzlatması kendi sonunu getirmiştir. Maalesef ki aynı tehlikeli hata seçmen yaşını 18'e indirmekle yapılmıştır. "Gençlere güvenmek gerektiği" teması bu değişimde ısrarla kullanılmışsa da, gençlerin hiç de iyi eğitilemediği inkâr edilemeyecek bir gerçektir. Her geçen gün milli ve manevi değerlerden biraz daha yoksun hale gelen kalabalıkların sayısı artmaktadır.
 
Türkiye'nin en büyük sorunu, ne terördür ne de ekonomidir. Türkiye'nin en büyük sorunu eğitimdir ve eğitimin de en önemli alt başlıklarından birisi din eğitimidir. 
Türkiye'de hala 1949 model CHP iktidarının kurguladığı din eğitimi yürürlüktedir. 
 
Türk eğitim sistemi şu haliyle ne bir vatansever, ne de bir dindar gençlik yetiştirebilmektedir. Gençlik şeytanî bütün bataklıklarda boğulmaktadır. 
Şayet -Allah esirgesin Türk halkı bir yanlış yapıp da kendi kafasına sıkmaz da- 24 Haziran seçimleri sağ salim atlatılırsa ilk yapılacak iş Türk Eğitim Sisteminin yeniden dizayn edilmesidir. Kesinlikle ve kesinlikle doğru adamlarla çalışılmalıdır. Artık sadakate önem verildiği kadar, liyakate de önem verilmelidir. 
 
Mensubu olduğu dini, inandığını iddia ettiği dini daha kendi hayatına sokmamış kimselerle, dini meselelerle mesleği gereği meşgul olan kimselerle, dine mesai saatleri içinde ancak vakit ayırabilen kimselerle, safta değil lafta müslüman olan kimselerle, kendi aklına Allah'ın aklından daha fazla güvenen kimselerle, yamalı bohçalarla bu tekerleği daha fazla döndüremezsiniz ve korkarım doğru adımlar atılmazsa bu verilen son avans olabilir. 
 
Unutulmamalıdır ki iktidarı ayakta tutan şey halkın desteği değil, Cenab-ı Hak'kın rahmeti ve lütfudur. Hayatta hiçbir şey ama hiçbir şey Allah Teâlâ'nın gayretini tahrike değmez. Müslüman sadece ve sadece Allah'a yaranmaya çalışan kimsedir.
Vesselam.

Prof. Dr. Ahmet ÜNSAL
AYBÜ İslami İlimler Fakültesi 
Öğretim Üyesi


PAYLAŞ