Seçim Sonuçları Üzerinden Yerlilik ve Milliliğimiz
Yazar: Memiş OKUYUCU   |    Yayın Tarihi: 28 Haziran 2018   |    516 Kişi tarafından görüntülendi.

24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri sonuçlandı. Seçim sonuçları, Türkiye'yi geleceğe bakışta bir seçim, dünya ile rekabette bir tercih yapma noktasına getirdi. Seçimden sonra her kesimden bir çok isim, mebzul miktarda seçim yorumları yaptı. Farklı pencereden bir seçim okuması da biz yapalım istedik. Buyurun efendim:

1-Bu seçimin siyaseten ve sayısal olarak galibi, sayısını unuttuğumuz seçim zaferlerine bir yenisini ekleyip oy oranını giderek artıran Recep Tayyip Erdoğan’dır...                                     

2-1830’da başlayan  2.meşrutiyet ile devam eden  batıcı/batılı/batılılaşmacı çizginin devamı mahiyetinde olan ekol ve  eksen bu son seçimde artık terkedilmiştir. Bu çerçevede durduğu yeri gittikçe millete yaklaştıran Muharrem İnce’nin camiye gitme, bisiklete binme gibi tavırlarla merkeze yaklaşan, milletle iç içe geçmeye başlayan çizgisi, halk tabanında bir karşılık ve alaka görmüştür.            

3- Her seçim döneminde yaptığı kritik hamlelerle hem devlete, hem siyasete, hem de ülkesine ve partisine güç kazandıran Devlet Bahçeli’nin başarısını da not etmek gerekiyor..

4-Bu seçimin galiplerinden biri, birincisi Türk Milletidir. Bürokrasiye ehliyet ve liyakat, ticarete ve sermeye hakkaniyet, adalete kuvvet getir diyerek  iktidara bir mesaj vermiştir. Bana yakın, değerlerimle barışık, haklarımı savunmada samimi olursan, proje ve iş üretirsen sana kredi açabilirim, alternatif haline getirebilirim şeklinde ince ince mesajlarla şans verdiği Muharrem İnce örneğinde olduğu gibi iktidara karşı bir muhalefeti daimi olarak yedekte tutan; olumlu, milli ve yerli politikalar geliştirecek olanların önünü açan Türk Milleti bu seçimin açık ara birincisidir.

5-Ekonomide Dünyanın 16.,17.si olan Türkiye; içeride  ve dışarıdaki gündemi ile birlikte, seçimleri de dünyada  en çok ilgi çeken beş ülke arasında yer almaktadır. Dışındaki uluslarası sistemin   çok kutuplu  bir dünya düzenine doğru gittiği, kendi kutbunu kendisi inşa eden Türkiye'nin  milleti, idarecileri ve devleti ile, büyüyen ülke başarısını da not etmek gerekiyor...

Bu seçimin manşeti; ülkemizdeki geçmişi yaklaşık 200 yıla uzanan batıcı/batılı/ batılılaşmacı diye tavsif edilen fikir çizgisinin bittiği, sermayesinin kalmadığı, sosyal manada işleyeceği, piyasaya süreceği bir değer/fikir sermayesinin kalmadığının hasılı tükendiğinin tescil edilmiş olmasıdır.

Yukarıdaki özetlemelerden sonra içeriye, kendimize dönüp, esaslı bir muhasebe yapma zamanı gelmiştir.

Bu çerçevede yaş gurubu seçmen eğilimlerinde görüldüğü üzere ülkenin birinci acil gündemi, eğitimdir, talimdir, terbiyedir, maariftir.

Milli Eğitim Bakanlığında, bu konunun ciddi, kararlı bir şekilde ele alınarak, yerlilik ve milliliğe inanmış, milli bir maarif idealini benimsemiş ehil bir üst kadro oluşturulmalı. Yerli ve milli bir müfredat oluşturulup, bütün teşkilata heyecan kazandıracak hizmet içi eğitimlerle bakanlık teşkilatı yeni Türkiye, millî maarif vizyon ve idealine ilmi ve idari olarak hazırlanmalı. Talim ve terbiyenin esası yerli ve milli bir maarif idealine göre, tepeden tırnağa yapılandırılmalı.

Siyaset, ilim, ekonomi, dış politika ve üniversiteler başta olmak üzere tüm devlet kurumlarında ve birimlerinde yerli bir dil inşa edilip, yerlilik ve millilik perspektifi ortaya konulmalı. Ülkemizde gerçek ilim düşüncesine göre, milli eğitim teşkilatı, üniversiteler ve tüm devlet kurumları yeniden dizayn edilmeli.

Adamına göre iş bulmalardan vazgeçip, işe göre adam alma prensibi getirilmeli. Tüm görevler için kriterleri belirlenerek, ehliyet ve liyakate dayalı görevlendirmeler yapılmalı.

Adalet, hak ve hakikat kavramları; mana, ruh ve uygulama olarak, devletin adalet dağıtan kurumlarında vicdanları rahatlatacak şekilde hayata geçirilmeli.

Üniversitelerimiz; şüphe, tenkit ve soru sorma temeline dayalı bir yapılandırma ile hakikati arama aşkımızın neferlerinin yetiştiği,  gerçek bilim üreten merkezlere dönüştürülmeli.

Maarifin bütün kademelerinde; hak, hakikat, adalet duygusu ve ideali  bir  şuur haline getirilmeli. Hakikati arama prensibi daha ilkokuldan itibaren bir ideal bir aşk halinde her öğrenciye kazandırılmalı. Toplumdaki tüm farklılıklar zenginliğe dönüştürülmeli.  Maarif teşkilatında özellikle dil ve kültür alanında yerli ve milli bir duruş inşa edilmeli, ahlak ve maneviyat eğitimi, talim ve terbiyesi tüm okul kademelerinde temel bir tedrisat hedefi olarak benimsenmeli.

Seçim sonuçları yerli ve milli bir maarife geçişi zorunlu hale getirdi. Mesaj alınmalı, gereği yapılmalı...

Zaman geçiyor, çağ hızla ilerliyor, acele edilmeli!..

Selam ve sağlıcakla...



PAYLAŞ