Kaybettiklerimiz, Keşfimiz ve Bayram
Yazar: Zübeyir YETİK   |    Yayın Tarihi: 21 Ağustos 2018   |    592 Kişi tarafından görüntülendi.
Biz;
"yuvamız"ı kaybettik,
"ailemiz"i kaybettik, 
"akrabamız"ı kaybettik,
"mahallemiz"i kaybettik...
Yuırtsuz-yuvasız kuşa döndük ve 
kafeslere konulduk...
Altın kafesler,
demir kafesler ve 
muhafazakârlık sevdalılarına
klasik çubuk kafesler;
hani Ramazan Sayfaları,
TV'de Ramazan Sohbetleri gibi...
Ve hatta: Başörtüsü...
---
Farkında mısınız,
-iyi ya da iyi olmasın-
"geleneklerimiz"i de kaybettik,
"gelenek"in anlamıyla birlikte;
geçmişi kalıba döküp
üstüne "gelenek" etiketi 
yapıştırdık...
---
Daha korkuncu:
nesillerimizi kaybettik
ve kaybetmekteyiz...
Son atılan "tohum"
Osmanlı'yla gömüldü,
Osmanlıcılık yapmıyorum..
Cumhuriyet, 
"on yılda onbeş milyon"u
bulamadı, oluşturamadı,
Cumhuriyet karşıtı değilim...
Tutacak, göğeren bir "tohum"
-ister tutarlı, ister yapay/yabancı-
oluşmuştu ki,
halkla bağdaşamayınca, 
çok partili hayat da 
onu güdükleştirdi, bitirdi...
---
Sağ deyip, Sol deyip, Muhafazakâr deyip,
Milliyetçi, İslamcı, Sosyalist, Demokrat deyip 
ve daha nice bayraklar açıp
kaç kaç nesli tükettik de,
"özgün" ve yönlendirici/kurucu
-düşünceden vazgeçtim-
her dönem bir düzinesi ortaya atılmışken
tutarlı bir "slogan" bile üretemedik de,
memleket; 
mecmua (dergi), gazete, hatta kitap,
dernek, vakıf, parti, cemaat ve de
"fikriyat" ve sloganlar mezarlığına dönüştü...
---
Gümüş yüzükler, sağda saatler, 
renkli takkeler, farklı renk ve bağlayışlı eşarplar,
çeşitli bıyık, sakal, saç kesimleri,
parkalar, cübbeler, sarıklar, kalpaklar, şalvarlar,
kravatlar, dekolteler, şapkalar, çantalar,
bol ya da moda kesim pantolonlar aracılığıyla
kendimizi "kimlik/kişilik" sahibi sandık...
Sandık ve bir kez daha yandık...
---
Derken
"Gemi"yi yürüttüğünü gördüğümüz
"siyaset"e sığındık/abandık,
hâlâ oralardayız, 
bir şeyler umarak...
Ama, n'olur,
Dünya Siyaset Tarihine bakınız,
ilimsiz, felsefesiz ve kadrosuz 
ve hele de "imansız" hangi atılım
"kalkışma"dan daha ileri geçebilmiştir.
Aha Mussolini, aha Hitler, hatta
sırtını "Kapital" gibi çağ açıcı 
muhteşem bir esere dayamış olan
Sovyet İhtilali ve dünyaya taşınması...
Geriye ne kalmıştır ki,
gemiyi yürütmeye kadir olan siyaset
bizlere de sahici bir gelecek
bırakmayı vaat edebilecek güçte olsun...
---
Bu, bir çağrıdır;
Kur'an'a çağrı...
Kur'an'ı anlamak, anlatmak ve
hayata geçirmek için didik didik eden
"Fikir Kulübü" türü kurumları
ne zaman kuracaksınız,
tâ ki Müslüman 
"Beyin Cimnastiği" yapmayı öğrenip
özgün fikir ve stratejiler 
üretebilsin...
---
Ha; 
"Kur'an'a kendi telifatıymış gibi 
el koyanların engeli var" diyorsunuz..
Öyleyse,
Kur'an'a 
"Allah'ın Kitabı" olarak yaklaşanların
önünü açın, 
onları engellemekten vazgeçin...
---
Sizin bir "Yol Gösterci"ye ,
ihtiyacınız var,
o da Kur'an'dır;
unutmayın...
---
DİKKAT:
"Şeriat" demiyorum;
dediğim, Kur'an,
o muhteşem ilahi mesaj...
---
"Ya Sabur, Ya Allah"...


PAYLAŞ